Anadolu’da kurulan ilk müslüman Türk devleti olan Anadolu Selçuklulari’nin kurulus tarihi hakkinda tarihçiler degisik görüsler ileri sürerler. Anadolu Fatihi Süleymansah ve kardeslerinin ne sekilde ve hangi sifatlarla Anadolu’ya geldikleri konusu üzerinde yerli ve yabanci tarihçiler arasinda sonu gelmeyen münakasalar halâ devam etmektedir.
M. Altay Köymen bu konuda farkli üç görüs belirtir ve devletin 1073, 1077 ve 1092 olmak üzere üç defa kuruldugunu iddia ederek özetle söyle der. “Sultan Meliksah Abbasi halifesinin tavassutu ve hatta israriyla Anadolu’yu 1073′te Kutalmis’in ogullarina tevcih etmistir. Burada dikkati çeken husus devlet kurma yetkisi kardeslerden sadece birine degil dördüne (Bizans kaynaklarina göre 5) birden verilmis ve kollektif bir hakimiyet sürme yetkisi kardeslere birakilmistir. Bunda Selçuklu hanedaninin iki kolu arasindaki rekabetin önemli rol oynadigi söylenebilir. Zira Meliksah tek bir hükümdarin idaresi altindaki güçlü bir devlet yerine 4 kardesin (Mansur,
Sultan Mesud’un ölümü üzerine yerine veliaht tayin ettigi büyük oglu II. Kiliç Arslan geçti. Elbistan meliki olan Kiliç Arslan babasi ile beraber pek çok sefere katilmis ve tecrübe kazanmisti. Sultan Mesud ölecegini hissedince büyük bir merasim düzenleyip Kiliç Arslan’i bizzat tahta çikardi ve biat etti. Diger ogullarini da melik olarak, ülkenin muhtelif yerlerinde görevlendirdi. Kiliç Arslan babasinin yerine Selçuklu tahtina geçince kardesleri de isyan ederek tahtta hak iddia ettiler. Bunun üzerine Kiliç Arslan önce Devlet’i bertaraf etti. Sonra da Ankara ve Çankiri meliki olan Sahinsah üzerine yürüdü. Bu firsati degerlendiren Danismendli Yagibasan da Sivas’tan Kayseri’ye hareket etti. Kiliç Arslan bu haberi alir almaz süratle Yagibasan üzerine yürüdü. Iki ordu savasa girmek üzere iken alimlerin gayretleriyle buna mani olundu. Fakat Yagibasan kisa bir süre sonra Elbistan’a saldirinca iki ordu yeniden karsi karsiya geldi. Alimler yine oraya girip savasi engellediler ve taraflar arasinda anlasma sagladilar (1155).
Sultan Mesud’un tahta çikmasindan bir müddet sonra Bizans tahtinda da degisiklik oldu ve Ioannes imparator ilân edildi (1118-1143). Bu taht degisiklikleri iki devlet arasinda öteden beri devam eden ancak Sahinsah’la Alexios arasinda imzalanan anlasma ile kisa bir süre için de olsa durdurulmus olan savaslar yeniden basladi ve Denizli ile Uluborlu Bizans kuvvetleri tarafindan geri alindi.
I. Kiliç Arslan’in ölümünden sonra ogullari arasinda baslayan taht kavgalari sirasinda Danismendliler giderek kuvvetlendiler. Sultan Mesud’un kayinpederi olan ve onun Selçuklu tahtini ele geçirmesinde önemli rol oynayan Danismendli Emir Gazi, Artuklu Belek Gazi’nin ölümünden sonra 13 Haziran 1124 tarihinde Malatya’ya hücum etti. Bir ay süren muhasaradan sonuç alamayan Emir Gazi oglu Muhammed’i burada birakarak sehir önlerinden ayrildi. Malatya 6 ay daha muhasara edildi.
Bizans imparatoru Alexios Anadolu’da meydana gelen iktidar boslugundan yararlanarak Edremit’ten Izmir’e ve Antalya’ya kadar uzanan bölgeyi geri almaya çalisti. Sevk ettigi ordularla Anadolu’daki Türklere zulüm ve iskence yapti. Zor durumda kalan Anadolu halki Haçlilar karsisinda gösterdigi kahramanlik dolayisiyla adeta bir evliya kabul edilen Kayseri emîri Hasan’dan yardim istedi. Bunun üzerine Hasan Bey 24 bin kisilik bir kuvvet ile Alasehir’e yürüdü. Fakat Bizans kuvvetleri karsisinda maglup oldu ve çok agir kayiplar verdi. Bu zaferden sonra Bizans ordulari Alasehir’e kadar geldiler. Muhtemelen 1110 yilinda meydana gelen bu hadiseden sonra Emir Hasan’dan hiç bahsedilmez. Bu da onun sultan Sahinsah tarafindan kendisine rakip olur düsüncesi ile öldürüldügü seklinde yorumlanmaktadir.
Kiliç Arslan Iznik’e gelip Anadolu Selçuklu tahtina oturduktan sonra Bizans imparatorunun tahrik ve kiskirtmasiyla Izmir emiri Çaka Bey ile ugrasmak zorunda kaldi.
Tesis ettigi kuvvetli bir donanma ile pekçok zafer kazanan ve Peçenek Türkleri ile isbirligi yaparak Bizans’i ortadan kaldirip büyük bir devlet kurmak niyetinde olan Çaka Bey Bizans imparatoru için büyük bir tehlike teskil ediyordu. O tarihlerde Bizans imparatorlugu Marmara kiyilarinda Anadolu Selçuklulari, Edirne’de Peçenekler, Ege’de de Çaka Bey tarafindan kusatilmis durumdaydi. Ege denizinde ve adalarda hakimiyet Çaka Bey’in idi. Bu durumdan oldukça rahatsiz olan Bizans Avrupa’daki hristiyan dünyasindan bir an önce Haçli seferlerini baslatmasini istiyordu. Bizans imparatoru Alexios Komnenos Hristiyan dünyasindan acil yardim alamadiysa da Kumanlarla anlasarak onlarin 40.000 süvariyle Bizans ordusuna katilmasini sagladi. Meriç nehrinin sol kiyisinda Umur Bey mevkiinde Peçenekler’e saldirarak onlari tarih sahnesinden sildi (29 Nisan 1091). Bu zaferle cosan Haçlilar da birkaç yil sonra hazirliklarini tamamlayarak hem Bizans imparatorluguna hayat verdi, hem de Anadolu ve Ortadogu’yu bir kan gölüne çevirdi.
Son yorumlar