İSTANBUL
GENEL BİLGİLER
Yüzölçümü: 5.712 km²
Nüfus: 7.309.190 (1990)
İl Trafik No: 34
“Orada, Tanrı ve insan, doÄŸa ve sanat hep birlikte, yeryüzünde öylesine mükemmel bir yer yarattılar ki, görülmeÄŸe deÄŸer.” Bir koluyla Asya’ya, diÄŸeriyle Avrupa’ya uzanarak iki kıtayı da kucaklayan kenti Lamartine böyle tanımlıyor.
BaÅŸkentler baÅŸkenti olarak bilinen, önce Roma, ardından DoÄŸu Roma (Bizans) İmparatorluÄŸu ve kıtalara hükmederek büyük barış coÄŸrafyaları yaratmış, Osmanlı İmparatorluÄŸuna baÅŸkentlik yapan İstanbul, geçmiÅŸin ihtiÅŸamını gururla korurken modern bir geleceÄŸe doÄŸru ilerlemektedir. İstanbul’daki çeÅŸitlilik ziyaretçileri gerçekten büyülemektedir. Müzeleri, kiliseleri, sarayları, camileri, pazar yerleri ve doÄŸal güzellikleri bitmez tükenmez nüanslar sunmaktadır. BoÄŸazın kıyısında şöyle bir arkanıza yaslandığınızda, grupta kızaran renklerin karşı sahildeki evlerin pencerelerine yansımasını seyrederek, yüzyıllar öncesinde, insanların bu olaÄŸanüstü yeri neden seçtiklerini birden anlar ve İstanbul’un “dünyanın merkezindeki” ÅŸehir olduÄŸunu hissedersiniz.
Åžehrin en güzel anıtları, Haliç-Marmara Denizi-Surlar arasında kalan yarımadada yer alır. Kentin tepelerinden yükselen 500′ü aÅŸkın caminin sulieti baÅŸ döndürücü bir atmosfer yaratır. İnsan kendini geçmiÅŸ zamanla bugün arasında bir rüyada gibi hisseder! Altı minaresiyle İstanbul’un sembolü haline gelen, dekorasyonunda kullanılan mavi çiniler nedeni ile “Mavi Cami” diye anılan Sultanahmet Camii’ni mutlaka görmelisiniz. Karşısında, İmparator Justinien zamanında kilise olarak inÅŸa edilmiÅŸ olan ünlü Ayasofya Müzesi yer alır; mimari hünerler örneÄŸi olan bu yapı, Hz. İsa’yı, Hz. Meryem’i ve imparatorları tasvir eden nefis mozaik panolarla bezenmiÅŸtir. Bir baÅŸka tepeden bu iki muhteÅŸem abideyi seyreden Süleymaniye Cami ise Osmanlı mimarlık sanatının zirvesidir. Kanuni Sultan Süleyman’ın isteÄŸi üzerine Mimar Sinan tarafından inÅŸa edilmiÅŸtir.
Marmara’ya ve BoÄŸaz’a hakim bir tepe üzerinde, 400 yıl boyunca Osmanlı sultanlarına konutluk ve siyasi merkezlik etmiÅŸ olan Topkapı Sarayı yer alır. Topkapı’da Çin Porselenleri koleksiyonunu, altın iÅŸlemeli ve deÄŸerli taÅŸlarla süslü tahtları, sultan kostümlerini, masallardakileri andıran mücevherleri, nadir elyazması kitapları, yüzyıllarca merak uyandırmış olan harem salonlarını görebilirsiniz.
Ayasofya ile Sultanahmet Cami arasında araba yarışlarının yapıldığı Bizans Devrinin ünlü Hipodromu ve bu Hipodromun orta yerinde, bu dönemden kalma üç dikilitaş bulunur.
Yerebatan Sarayı Bizans döneminde yapılmış en önemli su sarnıçlarından biridir. En güzel Bizans devri eserlerinden biri sayılan Kariye Müzesi mozaik ve fresklerle süslü orijinal dekorunu muhafaza etmektedir. İstanbul’da görmeden edemeyeceÄŸiniz bir baÅŸka mekan da Eyüp Camiidir. Burası, Eyüp Sultan’ı ziyaret edip manevi haz arayanlara güvercin sesleriyle her an cıvıl cıvıl bir ortam sunar.
İstanbul tarihsel yapıların yeniyle buluÅŸtuÄŸu, yenilendiÄŸi bir ÅŸehirdir aynı zamanda. Kapalıçarşı labirentvari yapısıyla geçmiÅŸin hülyalı günlerinin izlerini taşımakta ısrar ederken bir yandan da modern dünyanın yepyeni ürünlerini serer önünüze; büyüleyici mücevherler, bakır eÅŸyalar, halılar, çeÅŸit çeÅŸit deri ve süet giyim… Cazibesine kapılınca en ufak bir yorgunluk duymadan saatlerce dolaÅŸabilirsiniz bu çarşıda.
BoÄŸaz’da bir vapur gezisi, unutulmaz anılarınız arasına girecektir. BoÄŸaz’ın iki yakasında sıralanan her birinden ayrı bir sevda masalının sulara yansıdığı asude ve emsalsiz yalılar, 20. yüzyılda yapılan lüks villalar, Dolmabahçe, Göksu ve Beylerbeyi Sarayları, Rumeli ve Anadolu Hisarları, balıkçı köylerinden kalma izler, lokantalar, çay bahçeleri, parklar, gece kulüpleri sizi büyüleyebilir. Aynı günde Karadeniz’in vahÅŸi sahillerinde denize girip ardından Marmara’nın sakin kıyılarında bir çay bahçesinde bir fincan kahvenizi yudumlarken belki de tarihe geçecek anılarınızı kaleme alabilirsiniz.
EÅŸsiz tarihi ve kültürel geçmiÅŸi ve sayısız cazibesine ilave olarak modern oteller, istisnai lokantalar, gece kulüpleri, kabareler, tarihi çarşılar ve dükkanlar İstanbul’u konferans ve kongreler için dört dörtlük bir mekan yapmaktadır.
İlçeler
Adalar, Bakırköy, Beşiktaş, Beykoz, Beyoğlu, Eminönü, Eyüb, Fatih, Gazi Osman Paşa, Kadıköy, Kâğıthane, Kartal, Küçükçekmece, Pendik, Sarıyer, Şişli, Ümraniye, Üsküdar, Zeytinburnu, Büyükçekmece, Çatalca, Silivri, Şile, Avcılar, Bağcılar, Bahçelievler, Bayrampaşa, Esenler, Güngören, Maltepe, Sultanbeyli, Tuzla.
Önemli Semtler
BoÄŸaz: Avrupa ve Asya’yı ayıran BoÄŸaz’da Karadeniz’e doÄŸru geleneksel ve unutulmaz bir deniz gezisi yapmadan İstanbul ziyareti tamamlanmış sayılamaz. Büyük bir ihtiÅŸam ve saf bir güzellik yansıtan kıyıları geçmiÅŸ ve günümüzün karmasıdır. Yalıların yanında modern oteller, taÅŸtan hisarların yanı başında rustik saraylar ve küçük balıkçı köylerinin hatırasını taşıyan semtlerde şık yapılar… BoÄŸaz’ı görmenin en iyi yolu kıyılarında zig zag çizen yolcu vapurlarından birine binmektir. Eminönü’nden baÅŸlayan gezi sanki bir bayramda akraba ziyaret ediyormuÅŸ gibi sırayla BoÄŸazın Asya ve Avrupa kıyılarına uÄŸranarak devam eder. Gezi, aÅŸağı yukarı 6 saat sürmektedir. EÄŸer gezi özel bir biçimde gerçekleÅŸtirilmek istenirse, bu konuda gece veya gündüz kısa düzenlemeler yapan ihtisaslaÅŸmış acentalara baÅŸvurulabilinir.
Haliç: Uzun ve dar, boynuz biçimindeki Haliç İstanbul’un Avrupa tarafını bölmektedir. Dünyanın en tabii limanlarından biri olduÄŸundan Bizans ve Osmanlı donanmaları ve ticari gemicilikle ilgilenenler burada toplanmışlardır. Gurup vakti suyun altın rengini aldığı bu yerin kıyıları bugün hoÅŸ parklarla ve yürüme alanlarıyla çevrilidir. Haliç’in ortasına doÄŸru gidildiÄŸinde yer alan Fener ve Balat semtlerinde, Bizans ve Osmanlı döneminden kalma ahÅŸap evler, kiliseler ve sinagoglarla dolu sokaklar bulunmaktadır. Ortodoks PatriÄŸi de burada oturmaktadır. Biraz yukarıdaki Eyüp, Osmanlı mimarisinde oymacılığın yansıdığı bir yerdir.
Tepelerin yamaçlarını yer yer koyu selvilerin bulunduğu mezarlıklar kaplamaktadır. Dualarının kabul göreceğine inananlar buradaki Eyüp Türbesini ziyaret ederler. Bu tarafa bakan tepedeki Pierre Loti Kahvesi manzaranın keyfine varmak için mükemmel bir mekandır.
BeyoÄŸlu Ve Taksim: BeyoÄŸlu yapıldığı devrin özelliklerini koruyan, 100 yıl evvelki Avrupa tesirli mimari mirasıyla görülmeye deÄŸer bir semttir. Avrupa’nın ikinci eski metrosu Tünel halen en kısa metro unvanını korumaktadır. Metro ile kulesi bir sembol haline gelen Galata bölgesine geçmek mümkündür. Tünelin üst ucu Istiklal Caddesinin baÅŸlangıcıdır. Eski tramvayların tekrar servise konulduÄŸu, yalnız yayalara açık cadde, Cumhuriyet devrinde konsolosluklara tahsis edilen eski elçilik binaları ile çevrilidir. Tünelin üst kısmında, İstiklal Caddesinin baÅŸlangıcındaki Divan Edebiyati Müzesi (Mevlevi Tekkesi - 18. yy. eseri) güzel bir yapıdır. Caddenin iki yanında birbirinden meÅŸhur mekanlar vardır. Bir yanda Galatasaray Lisesi, karşı sırada rengarek, otantik restoranları ve Balık Pazarını içine alan Çiçek Pasajı… Sonra cadde boyunca sinemalar, tiyatro, kafe, lokanta ve eÄŸlence yerleri… Taksim meydanına ulaÅŸan cadde eski parlak, hareketli, daima kalabalık gün ve gecelerine yeniden kavuÅŸmuÅŸtur.
Türk’ün KurtuluÅŸ Savaşını, Atatürk ve arkadaÅŸlarını sembolize eden, göz okÅŸayan abide Taksim meydanını süslemektedir. Yeni metronun ana terminali meydanın altında, Atatürk Kültür Merkezi de kuzeyde yer almaktadir. BeÅŸ yıldızlı Hyatt ve Intercontinental Otelleri Taksim Parkındadır, Istanbul Hilton Oteli de buradadır. Sınıfında Türkiye’de yapılan ilk otel olan Hilton (1955) halen en meÅŸhur ve en iyi olma özelliÄŸini korumaktadır. Radyo Evi, türünün en zenginlerinden olan Istanbul Askeri Müzesi, Lütfü Kırdar Kongre Sarayı, Açık Hava Tiyatrosu da bu civardadır.
Sultanahmet: Tarihi yarımadanın batı ucunda yer alan semtte farklı İmparatorlukların önemli dini, idari ve sivil yapıları yer almaktadır. Tarihi Sultanahmet meydanının etrafı Ayasofya, Haseki Hürrem Hamamı, Sultanahmet Camii, Hippodrome, Dikilitaşla gibi tarihi eserlerle çevrilidir.
Ortaköy: BoÄŸazın en güzel yerine tahtlanan, zamanında padiÅŸahların sayfiye yeri olan Ortaköy Osmanlı Dönemi’nden beri ilgi çeken bir yerleÅŸim merkezidir. Bugün ÇıraÄŸan Sarayı, KabataÅŸ Erkek Lisesi, Feriye, Princess Oteli, ve cami kilise ve sinagog üçgeninde yer alan Ortaköy, çarşısı ve içindeki seyyar “entel pazarı”, hediyelik eÅŸya dükkanları, kafeleri, barları ve restoranlarıyla İstanbulun önemli eÄŸlence ve alışveriÅŸ merkezlerinden birisidir.
Sarıyer: Tarabya’dan sonraki virajdan BoÄŸaziçi’nin Karadeniz’e kavuÅŸması ilk defa görünür. Buradan Sarıyer semti içlerine kadar elçiliklere ve ÅŸahıslara ait eski yazlıklar ve balık lokantaları sıralıdır. Büyükdere’den ayrılan dar bir yol orman içlerini aÅŸarak, bentleri geçerek Karadeniz sahillerine, meÅŸhur Kilyos plajlarına ulaşır.
Sarıyer ve sonraki Rumeli Kavaği vapur seferleri ile Boğazı gezenlerin Avrupa yakasındaki son iskeleleridir. Balık lokantaları ile şöhretli her iki komşu semt ve karşı kıyıda bulunan Anadolu Kavağı tatil günleri çok kalabalık olur.
BoÄŸaziçi bu yerleÅŸimleri geçtikten sonra sadece yeÅŸil koruluklarla örtülü yamaçlara sahiptir. Her iki kıyıda son yerleÅŸimler Karadeniz’e komÅŸu Anadolu ve Rumeli Fenerleri ile balıkçı köyleridir.
Üsküdar: Üsküdar, Kız Kulesi ile bütünleÅŸen bir semttir. Karşıya, Avrupa’ya geçiÅŸin iskelesidir. Meydandaki 16. yüzyıl camileri, ortadaki abidevi çeÅŸme, sahildeki minyatür Åžemsi PaÅŸa Cami ve Medresesi Türk sanatının güzel örnekleridir. Tarihi Karacaahmet Mezarlığı ve daha ilerideki büyük ve küçük Çamlıca tepeleri Üsküdarın sırtlarında bulunur. Tepeler çamlıklarla örtülü olup, Adaların ve BoÄŸazın kuÅŸ bakışı manzaralarına hakimdir.
Kadıköy: Marmara sahillerindeki güzel Kadıköy’de tarihi yapı bulunmaz. Istanbul’un son yüzyılda hızla geliÅŸen semtlerinden biridir. Antik Kahlkedon yerleÅŸim biriminde sonraları bir çok manastır inÅŸaa edilmiÅŸti. M.S. 5. yüzyıl Hıristiyanlık dünyası önemli konsül toplantıları burada yapılmıştı. Eski bahçeli malikanelerin çok azı zamanımıza gelebilmiÅŸtir. Yat Kulüpleri, marinalar, geniÅŸ caddeler, Kadıköy sahilleri boyu uzanır.
Fenerbahçe güzel bir gezinti yeridir. Meşhur Bağdat Caddesi de alışveriş imkanları ile ünlüdür. 1908 yılında tamamlanan Prusya mimari üslubundaki Haydarpaşa Tren İstasyonu, Üsküdar çıkışındadır. İstasyon Bağdat demiryolunun ilk (veya son) duraği idi. Yandaki yamaçta Kırım Savaşında hayatlarını kaybeden Ingiliz ve Fransız askerlerinin mezarları ve abideleri, büyük askeri hastanenin yanında bulunmaktadır.<br><br>Ticari liman tesisleri arkasındaki tepelere yerleşmiş iki büyük bina vardır. Saat kuleli olan eski Haydarpaşa Lisesi, şimdi üniversitedir. Diğeri, büyük ve 4 kuleli olan Selimiye Kışlasıdır (19. yy). Kırım Savaşı sırasında buradaki yaralılara hemşirelik yapan Florence Nightingale anısına kaldığı oda o günlerdeki gibi korunmaktadır.
Åžile: Üsküdar’dan 50 km. mesafedeki ÅŸirin ve güzel turistik kasaba Karadeniz sahillerindedir. Kısmen tamamlanmış otoyolu ve sonrası ormanları aÅŸan viraj yol ile geniÅŸ ve meÅŸhur Åžile plajlarına ulaşılır. Balıkçı barınaÄŸi, Ceneviz kale kalıntısı ve şöhretli feneri görülmeye deÄŸer yerlerdir. Batıda plajlar, kasabanın doÄŸusunda da bir sıra küçük kumsal koy uzanır. Yaz aylan hareketli ve kalabalık geçer, bol sayıda pansiyon ve oteller mevcuttur.
Adalar: Prens Adaları adı ile de bilinen Istanbul Adaları, Marmara Denizinde, şehre bir saat kadar yakınlıkta 8 adadır. Haliç girişi ve Kabataş Iskelelerinden kalkan vapur veya deniz otobüsleri dört adaya muntazam seferler yaparlar.
Bizans devrinde manastırların kurulduÄŸu Adalar, saray mensuplarına yazlık veya sürgün yeri olmuÅŸ; Heybeliada’da Bizans’ın son yapısı, Meryem Ana’ya ithaf edilmiÅŸ küçük kilise, Deniz Lisesi üst binası avlusunda bulunur.
19. yüzyıl baÅŸlarında servise giren buharlı vapurlar ile Adalar’a ulaşım kolaylaÅŸmış, okullar ve oteller de inÅŸa edilince nüfus artışı baÅŸlamıştır. Büyükçe olan, yan yana sıralı dört ada yazlık evler, villalar, çamlık korularla kaplı olup, plaj ve piknik yöreleri ile ünlüdürler. Mayıs ayından eylül sonuna kadar kalabalıklaÅŸan Adalar diÄŸer zamanlarda tenhadır. YerleÅŸim bölgelerinin iskelelere yakın çevrelerde, ÅŸehre bakan yönde geliÅŸtiÄŸi, tepeleri çamlıklarla örtülü ada yollarının tek vasıtası faytonlardır. Mevsim boyu, bilhassa tatil günlerinde koylar ve plajlar özel yat ve motorların, yelkenli teknelerin çekici duraklarıdır.
Her adada bulunan Yelken ve Su Sporlan kulüplerinin ilki ve meşhuru Burgaz Adasındadır. Hikaye yazarı Salt Faik Abasiyanık adada yaşamış, yaşadığı ev müzeye çevrilmiş ve uğrağı, gün batımı ile şöhretli Kalpazan Kaya mahalli meşhur bir kahve olmuştur.
Heybeli yönünde, ÅŸeklinden dolayı adlandırılmış, Kaşık Adası yer alır. Heybeli Ada’nın ikiz tepeleri arasında Deniz Lisesi üst binası bulunurken, öndeki diÄŸer tepe üzerinde, çamlık içerisinde, Rum Ruhban Okulu ilk görülen büyük yapılardır. Ada iskelesi yanında Deniz Lisesi sahil boyu uzanır. Lokanta ve çayhaneler diÄŸer yöndedir. YerleÅŸim alanlarının arka cephesinde çok güzel bir koy ile, Kaşık Adası’na bakan tarafta halk plajı ve Deniz Kulübü tesisleri ile arkasında meÅŸhur DeÄŸirmen Burnu piknik alanı bulunur. Tepeleri çevreleyen yollarda, çamlar içerisinde güzel ve manzaralı yürüyüş güzergahlan adayı dolanır. Ada okullar ve sanatoryum tesislerinden dolayı kış aylannda da nispeten hareketlidir.
Takım Adaların en büyüğü ve meÅŸhuru Büyük Ada’dır. Fayton turu ile etrafı iki saate yakın bir sürede dolaÅŸabilirsiniz. Ancak bir saatte dolaşılan yarım tur daha enteresandır. Halk plajlarından Heybeli Ada yönündeki Yörük Plajı ÅŸahane bir koyda bulunmaktadir. Dil Burnu mesire alanı tercih edilen güzel bir yerdir. Iskele civarı kalabalık yerleÅŸim bölgesinin aksine adanın güney tarafı ıssızdır. Buralardaki koylar teknelerin ziyaret yerleridir. Adanın üst sırtlarında harap halde bulunan 19. yüzyıl yapısı eski oteli, belki dünyadaki en büyük ahÅŸap yapı, ihya edileceÄŸi zamanın özlemi ile ayakta durmaya çabalamaktadır. Büyük Ada iskele civarı lokantaları, çayhaneleri ve dükkanları ile renkli ve hareketlidir. Yaz aylarında servis veren dört oteli vardır. Güzel evler, bakımlı bahçeler eÅŸsiz manzaralar adaları gezenlerde unutulmaz anlar bırakır. Sonraki Sedef Adası sakinlerinin dışında gelenlere plajı ile açıktır.
Çevresi
İstanbul’un dışından 25. km.de, Karadeniz’in Avrupa kıyısında Kilyos’un geniÅŸ kumsalları yaz aylarında İstanbulluları çekmektedir. Karadeniz’den içeride, Avrupa kıyısındaki Belgrad Ormanı İstanbul’un çevresindeki en geniÅŸ ormandır. İstanbullular, hafta sonlarında, gölgeliklerinde, mangallı aile piknikleri yapmak amacıyla arabalarıyla buraya giderler. Yöredeki 7 adet eski su deposu ve bazı doÄŸal kaynaklar farklı bir atmosfer oluÅŸturur. Osmanlı su kemerlerinden 16.’ncı yüzyılda Mimar Sinan tarafından yapılan MoÄŸlova Su Kemeri en muhteÅŸemidir. Golf Kulübü’nün üzerinden geçen yine Sinan’ın eseri 800 m. uzunluÄŸundaki Sultan Süleyman Su Kemeri Türkiye’deki su kemerlerinin en uzunlarından biridir.
İstanbul’dan 25 km. uzaklıktaki Polonezköy, 19′uncu yüzyılda Polonyalı göçmenler tarafından Asya kıyısında kurulmuÅŸtur. Köy atmosferi içinde yürüyüşler, atlı gezintiler yapmak, buraya ilk gelenlerin yakınlarınca sunulan geleneksel Polonya yemeklerinden tatmak için Polonezköy, İstanbulluların uÄŸrak yeridir. Üsküdar’a 70 km. uzaklıkta Karadeniz kıyısındaki Åžile’nin kumsalları, restoranları ve otelleri burayı İstanbul’un en hoÅŸ tatil mekanlarından biri haline getirmektedir. Turistik açıdan popüler olan yöre, tanınmış Åžile bezinin üretildiÄŸi yerdir.
BayramoÄŸlu - Darıca KuÅŸ Cenneti ve Botanik Parkı İstanbul’un 38 km uzağında eÅŸsiz bir dinlenme yeridir. Yaya yürüyüş yolları, restoranları ile bu devasa park dünyanın farklı bölgelerinden gelen kuÅŸ çeÅŸitleri ve bitkilerle doludur.
Marmara Denizi’ndeki günlük seyirlerinden sonra yatçıların marinasına yanaÅŸabildiÄŸi ÅŸirin Eskihisar balıkçı kasabası İstanbul’un güneydoÄŸusundadır. Türkiye’nin 19′uncu yüzyıl büyük ressamı Osman Hamdi Bey’in kasabadaki evi müzeye dönüştürülmüştür. Eskihisar ve Gebze arasında yer alan Anibal’ın mezarı bir Bizans kalesi çevresindeki sitlerdendir.
İstanbul’dan 65 km. mesafedeki popüler tatil yeri Silivri’de birçok İstanbullunun yazlık evi bulunmaktadır. Burası harika restoranları, spor ve saÄŸlık merkezleri ile büyük bir tatil yeridir. Konferans merkezi de iÅŸ - tatil karışımı faaliyetleri ve “kültür turizmi” için ÅŸehrin hızlı temposundan kaçan iÅŸ adamlarını çekmektedir. Tarifeli deniz otobüsü servisi İstanbul’u Silivri’ye baÄŸlamaktadır.
Dokuz ada ile bezeli Marmara Denizi’ndeki adalar Bizanslı prenslerin sürgün yeriydi. Bugün artık varlıklı İstanbulluların yaz aylarında serin meltemlerine ve 19′uncu yüzyıl şık evlerine kaçtıkları mekanlardır. Adaların en büyüğü Büyükada’dır. Çam aÄŸaçları arasında harika bir fayton gezisi yapabilir veya adanın çevresindeki sayısız küçük koylardan birinde denize girebilirsiniz!
DiÄŸer popüler adalar Kınalı, Sedef, Burgaz ve Heybeliada’dır. Muntazam araba vapuru seferleri adaları her iki Avrupa ve Asya kıyılarına baÄŸlamaktadır. Yazın KabataÅŸ’tan hızlı deniz otobüsü servisi vardır.
İSTANBULA
Karayolu: Şehir içi ulaşım:Minibüs ve otobüslerin yanısıra, merkezi Aksarayda olan tranway, Taksim ile Levent arasındaki metro, Beyoğlundaki elektrikli tranway sıkça kullanılan şehir içi ulaşım araçlarıdır.
Şehirlerarası ulaşım:İstanbuldan yurdun her tarafına karayolu bağlantısı vardır. Yurtiçi ulaşımının hareket noktası, Anadolu yakasında Harem, Avrupa yakasında Esenler de bulunan uluslararası otogarıdır.
Uluslararası ulaşım:İstanbuldan yurdışına Yunanistan, Üsküp, Makedonya, Almanya, Fransa, Avusturya, İsviçre, Suudi Arabistan, Suriye, Rusya (Moskova) Romanya, Bulgaristan, Ürdün (Amman) seferleri yapılmaktadır.
Otogar Tel : (+90-212) 658 05 05 - 658 10 10 - 658 00 36 (9 Hat) - 333 37 63 - 310 63 63
Demiryolu: İstanbul’dan Ankara, İzmir ile DoÄŸu Anadolu ÅŸehirlerine demiryolu baÄŸlantısı vardır. İstanbul’dan yurtdışına Sirkeci- Viyana, Münih, BudapeÅŸte, Selanik, (EskiÅŸehir, Konya, Gaziantep)- Halep, (Tatavan, Van)- Tahran, S, Moskova, BüktreÅŸe tren seferleri bulunmaktadır.
İstasyon Tel : (+90-212) 348 80 20 - 336 19 16 - 337 87 24
HaydarpaÅŸa Gar: Tel: (+90-216) 348 80 20/336 19 16
Rezervasyon Tel: (+90-216) 337 87 24
Danışma Tel: (+90-216) 336 04 75
Sirkeci Gar Tel: (+90-216) 520 65 75
Danışma Tel: (+90-216) 527 00 50
Denizyolu: İstanbulda hem şehir içi, hem de yurt içi ulaşım sağlanmaktadır. Ayrıca marinaların Avrupa limanlarına bağlantısı vardır.
Şehir içi Denizyolu Ulaşımı:Kadıköy- H.Paşa- Karaköy, Eminönü- Üsküdar, Eminönü-Kadıköy, Köprü-Yeniköy, Beykoz-Kavaklar, Sirkecii- Bostancı, Köprü-Adalar, Köprü-Yalova, Kabataş-Çınarcık, Bostancı-Çınarcık arasında vapur işlemektedir.
Şehirlerarası Ulaşım: Karadeniz (İstanbul, Zonguldak, Sinop, Samsun, Giresun, Trabzon, Rize), İzmir, Marmara hattı (Marmara adası, Bandırma, Mudanya), Avşa Adalarına turlar bulunmaktadır.
Liman Tel : (+90-212) 245 53 66 - 249 71 78 - 249 18 96
Adres: TDİ Denizyolları Acentası Rıhtım Cad. Kadıköy/İstanbul
Merkez Ofis: Tel: (+90-212) 245 53 66-249 71 78-249 18 96
Rezervasyon:Tel: (+90-212) 249 92 22-293 74 54
Danışma:Tel: (+90-212) 244 25 02-244 02 07
Havayolu: İstanbul Uluslararası Atatürk Havalimanı, şehir merkezine 20 km mesafededir. Ayrıca İstanbulda uçak ve helikopter kiralama olanağı vardır.
Hava Limanı Tel : (+90-212) 663 64 00 - 663 63 00 - 663 63 71 - 663 63 72 - 663 63 73 - 663 63 74 - 663 63 75
Atatürk Havalimanı DHM İşletmesi: (+90-212) 663 64 00
THY Genel Müdürlüğü : (+90-212) 663 63 00 71 5 Hat,
THY Rezervasyon: (+90-212) 663 63 63
İç Hatlar: (+90-212) 663 63 00
Dış Hatlar: (+90-212) 663 63 00 (THY),
Kargo Rezervasyon: (+90-212) 663 63 00
GEZİLECEK YERLER
Müzeler
Arkeoloji Müzesi
Adres: Osman Hamdi Bey Yokuşu Gülhane - İstanbul
Tel: (212) 520 77 40
Faks: (212) 527 43 00
Askeri Müze
Seferlerde Osmanlı orduları tarafından kullanılan büyük saha çadırları Askeri Müze’de sergilenmektedir. Osmanlı silah ve askeri teçhizatları da sergide yer almaktadır. Osmanlı askeri bandosu, Mehter Takımı öğleden sonraları saat 15.00-16.00 arasında Osmanlı askeri müziÄŸi ile gösteri yapmaktadır.
Ziyarete açık günler : Pazartesi hariç her gün açıktır
Atatürk Müzesi
ÅžiÅŸli’de Atatürk’ün oturduÄŸu ev daha sonra onun anısına müzeye dönüştürülmüştür. KiÅŸisel eÅŸyaları sergilenmektedir.
Ziyarete açık günler : Pazartesi ve Salı hariç her gün açıktır
Aya İrini Kilisesi (St. İrene)
İstanbul’da yapılan ilk kilisedir. Konstantin’in emri üzerine 4′üncü yüzyılda yapılmış, sonradan Jüstinyen zamanında restore edilmiÅŸtir. Yapı, Hıristiyanlık öncesi dönemi tapınağının üzerine inÅŸa edilmiÅŸtir.
Ayasofya Müzesi
Adres: Sultanahmet Meydanı - İstanbul
Tel: (212) 528 45 00
Fax: (212) 512 54 74
Mimarisi, ihtiÅŸamı, büyüklüğü ve iÅŸlevselliÄŸi yönünden ilk ve son ünik uygulama olarak görülen Ayasofya; Osmanlı camilerine fikir bazında da olsa esin kaynağı olmuÅŸ, doÄŸu-batı sentezinin bir ürünüdür. Bu eser dünya mimarlık tarihinin günümüze kadar ayakta kalmış en önemli anıtları arasında yer almaktadır. Bu nedenle, Ayasofya, tarihi geçmiÅŸinin yanı sıra, mimarisi, mozaikleri ve Türk çağı yapıları ile yüzyıllar boyunca tüm insanlığın ilgisini çekmiÅŸtir. Ayasofya 916 yıl kilise, 481 yıl cami olmuÅŸ, 1935′ten bu yana müze olarak tarihi iÅŸlevini sürdürmektedir.
Bizans tarihçileri tarafından İmparator I. Konstantinos (324-337) zamanında yapıldığı ileri sürülen ilk Ayasofya bir ayaklanma sonunda yanmış, bu yapıdan günümüze hiç bir kalıntı gelmemiÅŸtir. İmparator II. Theodosius, Ayasofya’yı ikinci defa yaptırmış ve 415′te ibadete açmıştır. Yine bazilika planlı bu yapı 532′de Nika ihtilali sırasında yanmıştır. 1936 yılında yapılan kazılarda bununla ilgili bazı kalıntılar ortaya çıkmıştır. Bunlar mabede giriÅŸi gösteren basamaklar, sütunlar, baÅŸlıklar, çeÅŸitli mimari parçalardır.
İmparator Iustinianus (527-565) ilk iki Ayasofya’dan daha büyük bir kilise yaptırmak istemiÅŸ, çağın ünlü mimarlarından Miletos’lu İsidoros ve Tralles’i Anthemios’a günümüze ulaÅŸan Ayasofya’yı yaptırmıştır. Anadolu’nun antik ÅŸehir kalıntılarından sütunlar, baÅŸlıklar, mermerler ve renkli taÅŸlar Ayasofya’da kullanılmak üzere İstanbul’a getirilmiÅŸtir.
Ayasofya’nın yapımına 23 Aralık 532′de baÅŸlanmış, 27 Aralık 537′de tamamlanmıştır. Mimari yönden incelendiÄŸinde büyük bir orta mekân, iki yan mekân (nef), absis, iç ve dış nartekslerden meydana gelmiÅŸtir. İç mekân, 100 x 70 m. ölçüsünde olup, üzeri dört büyük ayağın taşıdığı 55 m. yüksekliÄŸinde, 30.31 m. çapında kubbe ile örtülmüştür.
Ayasofya’nın mimarisinin yanı sıra mozaikleri de büyük önem taşımaktadır. En eski mozaikler iç narteks ve yan neflerde altın yaldızlı geometrik ve bitkisel motifli olan mozaiklerdir. Figürlü mozaikler IX.-XII. yüzyıllarda yapılmıştır. Bunlar İmparator kapısı üzerinde, absiste, çıkış kapısı üzerinde ve üst kat galeride görülmektedir.
Ayasofya İstanbul’un fethi ile birlikte baÅŸlayan Türk döneminde çeÅŸitli onarımlar görmüştür. Mihrap çevresi, Türk çini sanatı ve Türk yazı sanatının en güzel örneklerini içerir. Bunlardan kubbedeki ünlü Türk Hattatı Kazasker Mustafa İzzet Efendi’nin Kuran’dan alınma bir suresi ile 7.50 m. çapındaki yuvarlak levhalar en ilgi çekici olanıdır. Bu levhalarda, Allah, Muhammed, Ömer, Osman, Ali, Hasan, Ebu Bekir, Hüseyin’in isimleri yazılıdır. Mihrabın yan duvarlarında ise Osmanlı padiÅŸahlarının yazıp buraya hediye ettiÄŸi levhalar vardır.
Sultan II. Selim, Sultan III. Mehmet, Sultan III. Murat ve ÅŸehzadelerin türbeleri, Sultan I. Mahmut’un ÅŸadırvanı, sıbyan mektebi, imareti, kütüphanesi, Sultan Abdülmecid’in hünkar mahfeli, muvakkithanesi, Ayasofya’daki Türk çağı örnekleri olup türbeler, iç donanımı, çinileri ve mimarisiyle klasik Osmanlı türbe geleneÄŸinin en güzel örneklerini oluÅŸturmaktadır.
Müze pazartesi dışında hergün 09.30-16.30 saatleri arasında gezilebilir. ÇİNİLİ KÖŞK: 15 inci yüzyılda, Fatih Sultan Mehmet zamanında bir köşk veya pavyon ÅŸeklinde yaptırılmıştır. İznik parçaları dahil 16′nci yüzyıl Selçuk ve Osmanlı çömlek ve çini sanatının en iyi örneklerini barındıran Türk Seramikleri Müzesi yer almaktadır.
Ayasofya Müzesi I.Mahmud Kütüphanesi
Büyük Saray Mozaikleri Müzesi
Adres: Sultanahmet Arastası - İstanbul
Tel: (212) 511 97 00
Mozaik Müzesi, Bizans imparatorlarının Büyük Sarayı’ndan kalmadır. 5. ve 6′ncı yüzyıl nadide mozaik döşemeler burada korunmaktadır.
Denizcilik Müzesi
BeÅŸiktaÅŸ’tadır. Osmanlı denizcilik tarihine ait bir çok ilginç eserler yanında, sultanların BoÄŸazı geçerken kullandıkları “saltanat kayıkları” da sergilenmektedir.
Ziyarete açık günler : Cumartesi ve Pazar hariç her gün açıktır
Divan Edebiyatı Müzesi (Galata Mevlevihanesi)
Adres: Galipdede Cad. 15 Beyoğlu - İstanbul
Tel: (212) 245 41 41
Fethiye Müzesi (Pammakaristos)
Güzel Sanatlar Müzesi
BeÅŸiktaÅŸ’taki Güzel Sanatlar Müzesi’nde 19. uncu yüzyılın sonundan günümüze uzanan döneme ait Türk resim ve heykel örnekleri yer almaktadır.
Ziyarete açık günler : Pazartesi ve perşembe hariç her gün açıktır
Havacılık Müzesi
YeÅŸilköy’dedir. Türk havacılığının geliÅŸmesi teması üzerine kurulmuÅŸtur.
Ziyarete açık günler : Salı hariç her gün açıktır
İmrahor Anıtı (İlyas Bey Camii) St. Studios Manastırı Hagios Ionnes Prodromos Bazilikası
Kariye Müzesi
Adres: Edirnekapı - İstanbul
Tel: (212) 523 30 09
11. yüzyıl eseridir ve “Hz. İsa” Kilisesi adıyla da anılır. İstanbul’da Ayasofya’dan sonra en önemli Bizans yapısıdır. İstanbul Edirnekapı yakınlarında yer alan mozaik ve freksleriyle ünlü bu kilise Bizans İmparatoru Alexius Komnenos’un kayınvalidesi Maria Dukaina tarafından yaptırılarak Hz. İsa’ya ithaf edilmiÅŸ daha sonra büyütülmüştür. Hz. İsa ve Hz. Meryem’in yaÅŸantılarını sahneleyen mozaik ve fresklerinin çoÄŸu 1305-1320 yıllarında yapılmıştır. II. Bayazıt döneminde camiye çevrilen kilise Cumhuriyet döneminde 1929′da restore edilmiÅŸ, mozaikleri meydana çıkarıldıktan sonra müze olarak ziyarete açılmıştır. Bu arada, müze ziyareti sonrasında Kilise’yi çevreleyen ahÅŸap evlerde, ÅŸehrin koÅŸuÅŸturan ortamından uzakta, rahat bir atmosfer içinde çay ve kahve sunulmaktadır.
Orhan Kemal Müzesi
Müze Tel : (+90-212) 292 92 45 - 292 12 13 Fax: (+90-212) 243 67 82
Yakın edebiyatımıza ışık tutan Orhan Kemal için, Orhan Kemal Kültür Sanat Koordinatörlüğü katkıları ile İstanbul’da, Akarsu caddesi No:32 Cihangir 80060 adresindeki ev müze haline getirildi. Müzede Orhan Kemal’in fotoÄŸrafları, ilk baskı kitapları, yabancı dilde yayınlanan kitapları, çalışma odası, kullandığı eÅŸyalar ve giysileri sergilenmektedir.
Ziyarete açık günler : Her gün 10.00-17.00 saatleri arasında açıktır. Giriş ücretsizdir.
Rumelihisarı Müzesi - Anadoluhisarı Müzesi - Yedikulehisarı Müzesi
Rumelihisarı Müzesi
Adres: Yahya Kemal Cad. No:42 Hisarönü - İstanbul
Tel: (212) 263 53 05
Anadoluhisarı Müzesi
Adres: Beykoz - İstanbul
Tel: (212) 263 53 05
Rahmi Koç Endüstri Müzesi
Hasköy’ün banliyösünde, Haliç kıyısında, daha önceleri Lengerhane adıyla anılan Osmanlı dönemi demir ve çelik işçiliÄŸinin mekanı Rahmi Koç Endüstri Müzesi endüstrideki geliÅŸmeleri sergilemektedir.
Ziyarete açık günler : Pazartesi hariç her gün açıktır
Sadberk Hanım Müzesi
BoÄŸazdan yukarıya doÄŸru, Büyükdere’nin kenar mahallesindeki, 19 uncu yüzyıl iki ahÅŸap villayı Sadberk Hanım Müzesi koleksiyonları doldurmaktadır. Önceden Türk süsleme sanatı örneklerinin sergilendiÄŸi bu özel müze yeni arkeolojik koleksiyonun eklenmesi ile daha da büyümüştür.
Ziyarete açık günler : Çarşamba hariç her gün açıktır.
Şehir Müzesi
Yıldız Sarayı’nın bahçesindeki Åžehir Müzesi’nde ise Osmanlı fethinden bu yana İstanbul’un tarihi ile ilgili belgeleri korumaktadır.
Ziyarete açık günler : Perşembe hariç her gün açıktır. Yine Yıldız Sarayı bahçesinde çok zengin dekor ve sahnesi, zarif kostümleri ile Tiyatro ve Tarihi Sahne Kostümleri Müzesi yer almaktadır.
Tekel Müzesi
Topkapı Sarayı Müzesi
Adres: Sarayiçi Sultanahmet - İstanbul
Tel: (212) 522 44 22
Fax: (212) 522 44 22
Türk Halıları Müzesi
İbrahim PaÅŸa Sarayı’nın bulunduÄŸu sokağın karşısındadır. Türkiye’nin her yöresinden toplanan çok güzel antika halı ve kilimler sergilenmektedir.
Ziyarete açık günler : Pazartesi hariç her gün açıktır
Türk - İslâm Eserleri Müzesi
Adres: İbrahim Paşa Sarayı Sultanahmet - İstanbul
Tel: (212) 518 18 05
Faks: (212) 518 18 07
Müzede Türk ve İslam sanatı eserleri sergilenmektedir. Bina, 1524′de MuhteÅŸem Süleyman’ın BaÅŸ Veziri İbrahim PaÅŸa tarafından ikametgahı olarak yaptırılmıştır. Osmanlı İmparatorluÄŸu döneminin en büyük özel konutudur. Bugün, zarif seramik koleksiyonlarının, minyatürlerin, hat sanatı örneklerinin, tekstillerin, en eski halıların yanında aÄŸaç oyma eserlerin sergilendiÄŸi bir mekandır.
Türbeler Müzesi
Adres: Atmeydanı Sultanahmet - İstanbul
Tel: (212) 517 05 44
Yıldız Sarayı Müzesi
Adres: Beşiktaş - İstanbul
Tel: (212) 258 30 80
Faks: (212) 258 30 85
Yerebatan Sarnıcı
Bizans Sarnıcı olarak da anılan sarnıç, Ayasofya’nın yakınındadır. Büyük salonun ince tuÄŸla kemerleri 136 adet korint stili sutünla desteklenmektedir.
Ziyarete açık günler : Salı hariç her gün açıktır
Örenyerleri
Polonezköy
Kuleler
Kız Kulesi: İstanbulun sembolü olan Kız Kulesi, BoÄŸaz giriÅŸindeki kayalık üzerine kurulmuÅŸ küçük, ÅŸirin bir kuledir. Tarih içinde gözetleme kulesi, deniz feneri olarak kullanılan kule günümüzde turizme tahsis edilmiÅŸtir. Batı kaynakları burayı sevgilisi Hera’ya kavuÅŸmak için yüzerken boÄŸulan Leander’in kulesi olarak tanıtır. Bir diÄŸer hikayeye göre de burası, kızının yılan tarafindan sokulacağını rüyalarında gören İmparatorun, emniyette olması için genç kızı yerleÅŸtirdiÄŸi kule idi. Meyve sepeti içinde gelen yılan trajediye sebep olur.
Galata Kulesi: Bizanslıların Cenevizliler aleyhine hareketlerine karşılık, Cenevizliler tarafından yapılmıştır. Bölgeyi her türlü saldırıdan korumak için de bu kuleyi yaptırmışlardı. Kulede büyük sahanlığa kadar duvar içinde dönerek çıkan bir taÅŸ merdiven vardır. Son yıllarda 1967′de restore edilmiÅŸ, içine asansör konmuÅŸ, diÄŸer katlarına da lokanta yapılmıştır.
Beyazıt Kulesi: Bugünkü İstanbul Üniversitesi merkez binasının bulunduğu yerdeki yapı (eski saray), II. Mahmut devrinde Milli Savunma Bakanlığı (Seraskerlik) olarak kullanılmıştır. Seraskerliğin avlusundaki ahşap kule, yangın gözcüleri için uzun süre varlığını sürdürmüştür. II. Mahmut, daha güzelini yaptırtmak için bu kuleyi yıktırmıştır ve kitabesine göre, onun emri ile, 1828 yılında Serasker Hüseyin Paşa tarafından o devrin mimari özelliklerini yansıtan, kagir bir kule yapılmıştır. 50 m yüksekliğindeki bu abide, belirgin kütlesiyle, kente karekteristik bir çizgi kazandırmaktadır. Ahşap bir merdivenle çıkılan yukarıdaki sahanlık, şehrin büyük bir kısmını kuşbakışı seyretme olanağı sağlar.
Hisarlar
Üçgeni andıran eski İstanbul yarımadasının etrafı 5. yüzyılda Roma döneminde yapılan, 22 km.yi bulan surlarla çevrilidir. Byzantion ÅŸehir sitesi, kurulmasından itibaren batı yönüne doÄŸru geniÅŸleyerek 4 defa yeni surlarla çevrilmiÅŸtir. Marmara Denizi ve Haliç kıyıları da tek sıra fakat güçlü surlarla çevrili idi. Åžehrin akropolisini çevreleyen surlardan, 3. yüzyılda yapılmış İmparator Septimus Severius ve 320′de Büyük Konstantin’in yaptırdığı 3. sur tamamen yıkılmıştır. Kara surları deniz kıyısından baÅŸlayarak tepeleri ve vadileri geçerek Haliç surlarına iner.
Yedikule: Bu surlardaki en görkemli kapı, Marmara Denizi’ne yakın olan “Altın Kapı” idi. Bu Imparator merasim kapısı, iki mermer kule arasında zafer takı gibi yerleÅŸtirilmiÅŸti. Zaferden dönen ordular, Imparator ve erkanı ÅŸehre bu kapıdan girerdi. Burayı çevreleyen Türk devri eseri 5 kule ilavesi ile 7 kule, bir iç kale haline sokulmuÅŸtu. Zaman içerisinde hazine, depo ve elçi hapishanesi olarak kullanılmış iken, günümüzde enteresan giriÅŸi ve “Altın Kapı” kuleleri ile ÅŸehrin bir diÄŸer müzesidir. Yaz aylannda çeÅŸitli etkinlikler ve konserler yapılmaktadır.
Anadolu Hisarı: Karadeniz’in tek çıkışı BoÄŸaziçi’nin Asya kısmında yer alan hisar, 1390′lı yıllarında Sultan Bayazıt tarafından yaptırılmıştır. Karşı kıyıdakı Rumelihisarı ile birlikte BoÄŸaziçi transit geçiÅŸinin tam kontrol altında tutulması saÄŸlayan bu küçük kale, burçlarına yaslanan eski ahÅŸap evler ve civarı ile pitoresk bir manzara oluÅŸturur.
Rumeli Hisarı: İstanbul BoÄŸazı’nın Rumeli yakasındadır. Bizans’a kuzeyden yardım gelmesini önlemek amacıyla Fatih Sultan Mehmet tarafından 1452 yılında yaptırılmıştır. Üç büyük kule yapımını üstlenen Çandarlı Kara Halil, Saruca ve Zaganos PaÅŸaların adlarıyla anılır.
Saraylar, Köşkler ve Kasırlar
Aynalıkavak Kasrı
Aynalı Kavak Yazlık Köşkü 18 inci yüzyılda yapılmış ve daha sonra çeÅŸitli sultanlar tarafından restore ettirilmiÅŸtir. 1718′de takılan, bir kısmı Venediklilerden hediye aynaları nedeniyle bu ismi aldığı sanılmaktadır. Haliç üzerindeki saray, geleneksel Türk mimarisinin en güzel örneklerinden biridir.
Beylerbeyi Sarayı
Boğaziçi Köprüsü Asya kulesinin dikili olduğu Beylerbeyi, Bizanstan beri saraylara tahsis edilmiş güzel bir semttir. Beylerbeyi Sarayı 1861-1865 yıllarında, eski ahşap bir sahil sarayının yerinde Sultan Abdülmecit tarafından yaptırılmıştır. Cephe ve iç dekorasyonda Doğu ve Türk motifleri, Batı süs öğeleri ile birlikte kullanılmıştır. Dolmabahçe Sarayının havasını taşıyan üç katlı yapı, harem ve selamlık bölümlerini oluşturan 26 oda ve altı salondan ibarettir. Bu küçük sarayın içi her biri küçük çapta bir servet olan Bohemya avizeleri, Yıldız imalatı çiniler ve seramik vazolarla süslenmiştir.Yaldızlı mobilyaları ile nefis halıları buraya ayrı bir güzellik vermektedir. Otantik mobilyalar, halılar, perdeler ve diğer eşyalar olduğu gibi korunmuşlardır.
Denize bakan cephe süsleri, bakımlı bahçe ve orta bölümdeki havuzlu salon ile spiral merdivenler dikkat çeken yerlerdir. Arka yamaçta bir büyük havuz, teraslar ve türünün güzel örneÄŸi at ahırları yer almıştır. 1970′li yıllara kadar kullanılan eski yol bir tünel saray bahçesinin altından geçerdi. Sahilde iki küçük seyir köşkü bulunan sarayda devlet misafirleri de ağırlanırdı.
Çırağan Sarayı
Haliç ve BoÄŸaziçinin en güzel yerleri sultanlar ve önemli kiÅŸilere saray ve köşkleri için tahsis edilmiÅŸti. Zaman içinde bunların bir çoÄŸu yok olmuÅŸtur. Büyük bir saray olan ÇıraÄŸan 1910 yılında yanmıştır. Önceki bir ahÅŸap sarayın yerinde 1871 yIında Sultan Abdülaziz tarafından Saray Mimar Serkis Balyan’a yaptırılmıştı. Dört yılda dört milyon altına mal olan yapının ara bölme ve tavanı ahÅŸap, duvarlarda mermer kaplıydı. TaÅŸ işçiliÄŸinin üstün örnekleri sütunları, zengin döşenmiÅŸ mekanlar tamamlardı. Odalar nadide halılarla, mobilyalar altın yaldızlar ve sedef kalem iÅŸleri ile süslüydü. BoÄŸaziçi’nin diÄŸer sarayları gibi ÇıraÄŸan da birçok önemli toplantıya mekan olmuÅŸtu. Renkli mermerle süslenmiÅŸ cepheleri, abidevi kapıları vardı ve arka sırtlardaki Yıldız Sarayına bir köprü ile baÄŸlanmıştı. Cadde tarafı yüksek duvarlar ile çevriliydi. Yıllar boyu harabe halinde duran kalıntı büyük tamirler sonunda yeniden ihya olmuÅŸ, yanına ilave edilen eklentiler ile 5 yıldızlı, güzel bir otele dönüştürülmüştür.
Dolmabahçe Sarayı
19 uncu yüzyılda Sultan I. Abdülmecit tarafından yaptırılan Dolmabahçe Sarayı’nın cephesi BoÄŸaz’ın Avrupa kıyısında 600 m boyunca uzanmaktadır. Dolmabahçe Sarayı, Avrupa sanatı üsluplarının bir karışımı olarak 1843-1856 yılları arasında inÅŸa edilmiÅŸtir. Sultan Abdülmecit’in mimarı Karabet Balyanın eseridir. Osmanlı Sultanlarının her devirde birçok sarayı bulunurdu. Ancak esas saray Topkapı, Dolmabahçe Saraylarının tamamlanmasından sonra terk edilmiÅŸtir.
Dolmabahçe Sarayı üç katlı, simetrik planlıdır. 285 odası ve 43 salonu vardır. Denizden 600 metrelik bir rıhtımı, kara tarafında ise birisi çok süslü iki abidevi kapısı vardır. Bakımlı ve güzel bir bahçenin çevrelediği bu sahil sarayının ortasında, diğer bölümlerden daha yüksek olan tören ve balo salonu yer alır. Büyük, 56 sütunlu kabul salonu 750 ışıkla aydınlanan 4.5 tonluk muazzam kristal avizesi ile ziyaretçileri hayrete düşürür.
Sarayın giriş tarafı Sultanın kabul ve görüşmeleri, tören salonunun diğer tarafındaki kanat ise harem bölümü olarak kullanılmıştır. Iç dekorasyonu, mobilyaları, ipek halı ve perdeleri ve diğer tüm eşyası eksiksiz olarak, orijinaldeki gibi günümüze gelmiştir. Dolmabahçe Sarayı mevcut hiç bir sarayda bulunmayan bir zenginlik ve ihtişama sahiptir. Duvar ve tavanlar devrin Avrupalı sanatkarlarının resimleri ve tonlarca ağırlığında altın süslemeleri ile dekore edilmiştir. Önemli oda ve salonlarda her şey aynı renk tona sahiptir. Bütün zeminler birbirinden farklı, çok süslü ahşap parke ile kaplıdır. Meşhur Hereke ipek ve yün halılar, Türk sanatının en güzel eserleri, birçok yerde serilidir. Avrupa ve Uzak doğunun ender dekoratif el işi eserleri sarayın her yerini süsler. Pırıl pırıl kristal avize, şamdan ve şömineler sarayın pek çok odasında güzelliklerini sergiler.
Dünyadaki saraylar içerisinde en büyük balo salonu buradakidir. 36 m. yüksekliğindeki kubbesinden ağırlığı 4.5 ton olan devasa kristal avize asılı durur. Önemli siyasi toplantılarda, tebrik ve balolarda kullanılan bu salon, önceleri alttaki, fırına benzer bir düzen ile ısıtılırdı. Saraya kalorifer ve elektrik sistemi daha sonraları eklenmiştir. Altı hamamdan Selamlık bölümündeki, eşi olmayan, güzel oymalı alabaster mermerleri ile dekorludur. Büyük salonun üst galerileri orkestra ve diplomatlar için ayrılmıştır.
Uzun koridorlar geçilerek varılan harem bölümünde, sultan yatak odaları ve sultanın annesinin bölümü ile diÄŸer kadın ve hizmetkarlar bölümleri bulunmaktadır. Sarayın kuzey eklenti bölümü ÅŸehzadelere tahsis edilmiÅŸtir. GiriÅŸi BeÅŸiktaÅŸ semtinde olan yapı Resim ve Heykel Müzesi olarak hizmet vermektedir. Cumhuriyet döneminde, Atatürk’ün Istanbul ziyaretlerinde ikametgah olarak kullanıldığı sarayda en önemli olay, 1938′de Atatürk’ün ölümüdür.
Filizli Köşk
Florya Atatürk Deniz Köşkü
Atatürk’ün Florya Deniz Köşkü Türkiye cumhurbaÅŸkanlarının yazlığı ÅŸeklinde kullanılmıştır. Marmara Denizi’ne T biçiminde uzantısı ile bu köşk, 1935′de inÅŸa edilmiÅŸtir. Erken 20 inci yüzyıl mobilyalarından en iyi örneklerin görülebildiÄŸi bir sergendir. Atatürk burada kalan ilk cumhurbaÅŸkanıdır.
Hereke İpekli Dokuma ve Halı Fabrikası
Ihlamur Kasırları
19 uncu yüzyıl yaptırılan Ihlamur Köşkü ismini bahçesinde yetiÅŸen ıhlamur aÄŸaçlarından almıştır. Åžimdilerde İstanbul’un ortasında yer alan bu köşk eskiden ÅŸehrin dışındaydı.
Küçüksu Kasrı
Yazlık olarak kullanılan saray, 19 uncu yüzyılın ortasında I. Abdülmecit tarafından yaptırılmıştır.
Maslak Kasırları
Sultan Abdülaziz tarafından av evi olarak tasarlanan Maslak Köşkü, 19 uncu yüzyıl Osmanlı süsleme sanatının kayda değer en güzel örneklerini taşımaktadır.
Merasim Köşkü
Resmi törenler için kullanılmaktayken, Maiyet Köşkü sultanın maiyetini, bazı hallerde de saraydan gezinti için ayrıldıklarında haremini barındırmıştır. (Pazartesi ve Perşembe hariç her gün açıktır.)
Tekfur Sarayı
Topkapı Sarayı
15-19 uncu yüzyıllar arasında Osmanlı İmparatorluÄŸu’nun merkezinde bulunan Topkapı Sarayı, labirentleriyle, BoÄŸaz, Haliç ve Marmara Denizi’nin sularının karıştığı noktada, bir kara parçası üzerinde yer almaktadır. Yeni sarayın (Topkapı Sarayının) yapımına 1466′dan sonra baÅŸlanmış ve Fatih ölmeden birkaç sene önce 1478′de tamamlanmıştır. Bu saray diÄŸer Avrupa Sarayları gibi tek bir binada olmayıp çeÅŸitli köşk ve dairelerden oluÅŸmuÅŸtur. İlk olarak yapılan Çinili Köşk Sırça Saray’dır ve 1472′de bitmiÅŸtir. Orta Asya mimarisi karakterinde ve iki katlı köşk 1875′te Arkeoloji, 1908 senesinde de Türk İslam Eserleri Müzesi olmuÅŸtur. 1953′te ise Fatih Eserleri Müzesi olarak açılmıştır. Çinili Köşkü, Kubbealtı Arzodası, Hasoda, Hazine, Kiler ve Seferliler gibi koÄŸuÅŸlar, mutfakların bir kısmı, hastalar odası, hamam ÅŸimdi kütüphane olan AÄŸalar Cami, ahır ve diÄŸer binaların yapımı izlemiÅŸ ve son olarak da yapı 1478′de Saray surlarının ve Bab-ı Humayun denen Sultanahmet yönündeki asıl kapının inÅŸaatı ile tamamlanmıştır.
Fatih devrinde ortalama 750 kiÅŸi olan saray halkı gittikçe artmış ve XIX. yüzyılda normal günlerde 5000, bayram günleri gibi fevkalade zamanlarda ise 10.000′i bulmuÅŸtur. Bu sebeple bu saraya zamanla yeni yeni ilaveler yapılmıştır.
Topkapı Sarayı Harem kısmı III. Sultan Murat devrinde 1574 - 1595 yıllarında yapılmış ve ondan sonra Bayazıt’daki harem halkı buraya nakledilmiÅŸtir. XIX. yüzyıl baÅŸlarında harem halkı 474 kiÅŸi idi. Harem’e girerken Kızlar AÄŸası Dairesi ve onun üst katında da küçük ÅŸehzadelerle Sultanlar için Åžehzadeler Mektebi vardı. Sarayda zamanla Enderun Mektebi, Hekimbaşı Odası, Enderun Eczanesi, iç avlulardaki köşklerle Sarayburnu sahillerinde yazlık köşkler yapılmış, mutfaklar, ahırlar geniÅŸletilmiÅŸ, yeni yeni cami ve küyüphaneler ilave edilmiÅŸtir.
Yıldız Porselen Fabrikası
Yıldız Sarayı
BoÄŸaziçine hakim tepeler ve vadileri kaplayan geniÅŸ alan üzerine serpiÅŸtirilmiÅŸ, yüksek duvarların çevrelediÄŸi avlular içerisinde köşkler, bahçeler kompleksidir. İstanbul’un bu ikinci büyük sarayı günümüzde deÄŸiÅŸik hizmetlere ayrılmış, bölünmüş durumu ile gelmiÅŸtir. Yıldız Sarayı, III.Selim’in annesi MihriÅŸah Sultan tarafından ilk yaptırılan bir köşkler bütünüdür. II.Mahmut Yıldız adını verdiÄŸi ikinci bir köşk yaptırmış, bu isim daha sonra Abdülmecit, Abdülaziz ve Abdülhamit’in hükümdarlığında yaptırılan bütün gruba geçmiÅŸtir. Sultan Abdüaziz zamanında köşkler çoÄŸalmaya baÅŸlamış, Malta, Çit, Çadır, Åžale Köşkleri yapılmış, koru usta bahçevanların elinde bakir görünüşüne dokunulmadan düzenlenmiÅŸtir. Sultan Abdülhamit, burada 32 yıl yaÅŸamış, 33 yıllık saltanatında, ÅŸehir içinde ÅŸehir gibi olan bu korunaklı sarayı resmi daire ve haremi olarak kullanmıştır.
Yönetim Kısımları’na ilaveten Yıldız Sarayı’nda birçok bölüm ve bir de cami bulunmaktadır. 19 uncu yüzyılın sonunda, II. Abdülhamit zamanında tamamlanmıştır. Yapıların en büyük ve zarifi Åžale, sultanların nasıl bir lüks içinde yaÅŸayıp eÄŸlendiklerini göstermektedir. Dünyanın her yöresinden getirilen çiçekler, aÄŸaçlar ve bodur bitkilerle bezeli büyük saray parkından BoÄŸaz’ın panoramik görüntüsü çok güzeldir. Restorasyon çalışmaları nedeniyle sadece Åžale ve park halka açıktır.
Camiler, Kiliseler ve Sinagoglar
İsanbul’un ünlü camileri arasında Sultanahmet Cami, Süleymaniye Cami, Rüstem PaÅŸa Cami, Fatih Cami, Eyüp Cami, Yeni Cami, Sokullu Mehmet PaÅŸa Cami ve Mihrimah Sultan Cami sayılabilir.
Kente pek çok kilise ve manastır faal durumdadır. Bir kısmı ise cami haline dönüştürülmüştür. Studios Manastin Kilisesi , Sergios-Bakhos Kilisesi, Hagia Eirene Kilisesi, Pantakrator Manastir Kilisesi, Vefa Kilisesi (Hagios Theoderos), Nyrelaion Manastır Kilisesi, Eglise D’hagia Thekla Manastırı, Eski İmaret Cami (Pantepoptes Manastin Kilisesi), Kalenderhane Cami (Akataleotos Manastırı), Fenari İsa Cami (Lios Manastır Kilisesi) ve Fethiye Cami (Pammakaristos Manastr Kilisesi) ünlüleridir.
Bedestenler
Kapalı Çarşı: Dev ölçülü bir labirent gibi, 60 kadar sokağı, üç binden fazla dükkanı ile dünyanın en eski ve büyük kapalı çarşısı olan “Kapalı Çarşı” İstanbul ÅŸehrinin merkezinde yer alır. Adeta bir ÅŸehri andıran, bütünü ile örtülü bu site zaman içerisinde geliÅŸip büyümüştür. 15. yüzyıldan kalma duvarlı, bir seri kubbe ile örtülü eski iki yapının etrafı sonraki yüzyıllarda, geliÅŸen sokakların üzerleri örtülerek, ekler yapılarak bir alışveriÅŸ merkezi haline getirilmiÅŸtir. GeçmiÅŸte burası, her sokağında belirli mesleklerin yer aldığı ve bunların da, el iÅŸi imalatın sıkı denetim altında bulundurulduÄŸu, ticari ahlak ve törelere çok saygı gösterilen bir çarşıydı.
Çarşının ana caddesi sayılan sokakta çoÄŸunlukla mücevher dükkanları, buraya açılan yan bir sokakta altıncılar bulunur. İstanbul’u ziyarete gelen turist grupları için alışveriÅŸ olanakları, çarşının ana giriÅŸindeki modern ve büyük alışveriÅŸ merkezleri tarafından saÄŸlanmaktadır.
Mısır Çarşısı: İstanbul’un ikinci kapalı çarşısıdır. IV. Mehmet’in annesi Hatice Turhan Sultan tarafından Yeni Cami’ye vakıf olarak yaptırılmıştır. Çarşıda 6 kapı vardır. Bunlardan 3′ü revak olup, yapıyı daha da güzelleÅŸtirmektedir.
Bakırcılar Çarşısı: İstanbul’un özellikle yabancıların dikkatini çeken, bir çarşısı da Beyazıttaki Bakırcılar Çarşısıdır. Åžimdiki İstanbul Üniversitesi Merkez Binası bahçesinin doÄŸu ve kuzey duvarları altında bir sıra dükkan halindedir. Burada çeÅŸitli bakır iÅŸi levha bakırdan döğme olarak elle yapılmakta ve kazan tencere, kuÅŸhane, sahan, tava, tas, leÄŸen, ibrik, güğüm, bakraç, kova, maÅŸrapa, sini, mangal, ÅŸamdan, bakırdan, “gülabdab” olarak satılmaktadır.
Kapalı Çarşı: (Kuleli Cami Altındaki Kapalı Çarşı) Üstü kapalı çarşıların bir örneği de, 19 yüzyılda yapılan son senelerde restore edilen Laleli Camii altı dükkanlarıdır.
Su Kemerleri
Mualla Kemeri: Mimar Sinan tarafından yapılan su kemerlerinden biridir. Alibey deresi vadisindedir. Orta kesimde 4 büyük kemer vardır.
Uzun Kemer: Mimar Sinanın yaptığı kemerlerden biridir. Kemerburgazın 1500 m kadar kuzeybatısıdadır. Kanuni Sultan Süleyman zamanında yaptırılmıştır.
Güzelce Kemer: Cebeci Köy Kemeri olarak da bilinen eser Kanuni Sultan Süleyman devrinde Mimar Sinan tarafından yapılmıştır. Kemerburgazın güneyindeki Cebeci Köyün 1500 m. kadar doğusundadır.
Bahçeköy Kemeri: Sultan Mahmut Kemeri olarak bilinen kemer Bahçeköyden Büyükdere’ye doÄŸru 1 km mesafededir. I. Mahmut zamanında 1731′de tamamlanmıştır.
Çeşmeler
Sultanahmet Çeşmesi (III. Ahmet Çeşmesi): Topkapı sarayının Bab-i Hümayun kapısı önündedir. Binanın dört cephesindeki taş ve bronz işçiliği yazılar kadar tahta saçaklann süsleri birer sanat şaheseridir. Çeşme, klasik dönemin mütevazi çizgilerinden sıyrılmış, hatların zerafeti, zenginlik ve güzelliği ile emsalleri arasında sivrilmiştir.
Üsküdar III. Ahmet ÇeÅŸmesi: Üsküdar’da iskele meydanında yer alır. 1728′de yapılmıştır. AhÅŸap çatılı ve dört yüzlü bir meydan çeÅŸmesi olup mimarlık, hattatlık, taÅŸ işçiliÄŸi ve ÅŸiir sanatının bir ÅŸaheseridir.
Alman ÇeÅŸmesi: Sultanahmet meydanında parkın içindedir. Alman İmparatoru II. Wilhelm’in İstanbul’u ikinci ziyaretinin anısı için bütün kısımları ile Almanya’da yapılmış, İstanbul’a getirilerek hazırlanan kemerlerin üzerlerine konmuÅŸtur. 20′inci yüzyılın ilk günü olan 1 Ocak 1901′de açılış töreni yapılan bu çeÅŸmenin üç kubbesi altın mozaik kaplıdır.
Tophane ÇeÅŸmesi: Tophane Meydanındadır. 1732′de I. Mahmut tarafından Hassa BaÅŸ Mimarı Mehmet AÄŸa’ya yaptırılmıştır.
Beykoz Ishak AÄŸa ÇeÅŸmesi: İstanbul’da Beykoz ilçesindedir. Türkiye çapında en güzel çeÅŸme anıtlarımızdan birisidir.
Ayazma ÇeÅŸmesi: Üsküdar’da Ayazma Camii avlusundadır. 18. yüzyılda III. Mustafa tarafından yaptırılan ÇeÅŸme devrin mimari özelliklerini taşır.
Azapkapı Saliha Sultan ÇeÅŸmesi: 1732′de Sultan I. Mahmut tarafından annesi Saliha Sultan adına yaptırılmıştır.
Göksu ÇeÅŸmesi: Sultan III. Mustafa’nın eÅŸi ve III. Selim’in annesi MihriÅŸah Sultan tarafından yaptırılmıştır.
Esma Sultan ÇeÅŸmesi: 1799 da III. Ahmet’in kızı Esma Sultan tarafından yaptırılmıştır. Meydan çeÅŸmelerinin bir örneÄŸidir.
Osmanlı Dönemi İstanbul Çeşmeleri
Anıtlar ve Meydanlar
Hipodrom: Günümüze çok az kalıntıları ulaÅŸan Roma devri önemli yapıları ve abideleri, Hipodrom çevresinde inÅŸa edilmiÅŸtir. “Büyük Saray” diye bilinen İmparatorluk Sarayı Hipodromun yanında baÅŸlar, aÅŸağılara, deniz kenarına kadar uzanırdı. Bu saraydan günümüze bir büyük salonun yer mozaik panosu gelebilmiÅŸtir. Semt Bizans ve Türk devirlerinde de merkezi önemini devam ettirmiÅŸtir. İstanbul’un en önemli abideleri Ayasofya, Sultan Ahmet Cami, Türk ve İslam Eserleri Müzesi, Yere Batan Sarnıcı burada, Hipodromun çevresindedir. Günümüzde Hipodromdan günümüze Theodosius Dikili TaÅŸ, Konstantin Sütunu (Orme Odelisk), Yılanlı Sütun (Burmalı Sütun) ları kalmıştır.
Theodosius Dikili TaÅŸ: Aslı eski Mısır eseridir. MÖ 1547 yıllarında Firavun III. Tutmosis (Toothmesis) adına Heliopolis’de dikilmiÅŸtir. Pembe granitten ve yekparedir. Üzerinde Hiyeroglif yazısı ile II. Tutmosis’in zaferleri yazılmıştır. 390 yıllarında Bizans İmparatoru Iç Theodosius tarafından İstanbul’a getirilerek Hipodroma dikilmiÅŸtir. Kaidedeki kabarmalar üzerinde I. Theodosius, oÄŸulları, karısı, Arkedios, Honorios ile İmparator II. Valantinianos görülür. Ayrıca Hipodrom sahneleri ve anıtın dikiliÅŸini gösteren tasvirlerde vardır.
Gotlar Sütunu: Topkapı Sarayı dış bahçesinde, Gülhane Parkı Sarayburnu giriÅŸinde bulunan ve Roma Devri’nden günümüze hiç deÄŸiÅŸikliÄŸe uÄŸramadan gelen çok eski bir abidedir. 3. veya 4. yüzyılda dikilmiÅŸ olan bu sütun yüksek kaide üzerinde 15 m. boyunda monolit mermerden ibarettir. Sütun başı korint üslubunda kartal arması ile süslüdür. Gotlar’a karşı kazanılan zaferden bahseden kitabe satırlarından dolayı abide “Gotlar Sütunu” adıyla da anılır.
ÇemberlitaÅŸ (Konstantin Sütunu): MS 330′da BaÅŸkentin Roma’dan İstanbula nakli sebebi ile kentin ikinci tepesindeki büyük oval bir meydan ortasında, Konstantinin ÅŸerefine dikilmiÅŸ olan ve ÇemberlitaÅŸ sütunu olarak da bilinen bu abide orijinalinden daha kısa olarak günümüze gelebilmiÅŸtir.
Yılanlı Sütun (Burmalı Sütun): Bu sütun Delphi’deki Apollon tağınağından 4.yüzyılda istanbula getirilmiÅŸtir. İstanbuldaki en eski anıtlardan birisidir. Orijinalinin M.Ö. 409′ da yapıldığı bilinmektedir. BirleÅŸmiÅŸ olan çeÅŸitli Yunan sitelerinin Perslere galip gelmesi üzerine Pers ordusunun silahlarının eritilip dökülmesinden meydana getirilmiÅŸtir.
Beyazıt Meydanı: İmparator Teodosius devrinde MS. 393 yılında ÅŸehrin en büyük meydanı olarak inÅŸa edilmiÅŸtir. Ortasındaki dev boyutlu zafer takının üzerinde yer alan bronz boÄŸa baÅŸlarında dolayı buraya “Form Tauri” meydanı ismi verilmiÅŸtir. Üzerinde İmparatorun da heykeli yükselen zafer takından günümüze bir kaç mermer blok ve sütun kalmıştır. Kuzeyde, Fatih’in yaptırdığı ilk sarayın yerinde İstanbul Üniversitesi bulunmaktadır. Üniversite giriÅŸi abidevi kapı ve bahçedeki yangın kulesi 19. yy yapılarıdır. Meydanı süsleyen ve adını veren 15. yüzyıl Beyazıt Camii kalabalık ve hareketli Kapalı Çarşının komÅŸusu olup, buraya ait külliyeden günümüze medrese, hamam ve dükkanlar kalmıştır.
Korunan Alanlar
Göknarlık Tabiatı Koruma Alanı
Polonezköy Tabiat Parkı
Türkmenbaşı Tabiat Parkı
Subaşı Havuzlar Çınarı Tabiat Anıtı
Mesire Yerleri
Adalar, Yıldız Parkı, Emirgan Korusu, Gülhane Parkı, Boğaziçi, Boğaz, Belgrad Ormanı, Atatürk Ormanı, Atatürk Ormanı, Çamlıca, Taşdelen, Beykoz Çayırı, Karakulak, Polonezköy, Küçük ve Büyükçekmece Gölü, Kumburgaz, Kilyos, Piyerloti Kahvesi, Şile gidilecek mesire yerleridir.
Plajlar
Büyükada, Beykoz, Poyrazköy, Kilyos ve Sarıyerde plajlar mevcuttur.
Sportif Etkinlikler
Kamp-Karavan: Silivri, Büyükçekmece, Küçük Çekmece, Florya, Ataköy, Bakırköy, Kilyos, Şilede kamping yerleri bulmak mümkündür.
Av Turizmi: Bakırköy, Çatalca, Beykoz ve Åžile’de av turizm yapılması mümkündür.
Bakırköy : Küçüçekmece gölü civarında ender olarak ördek ve yaban kazı, Alibeyköy baraj gölü çevresinde ördek ve kaz, Kemerburgaz civarındaki Belgrad ormanlarının ava açık olan bölgelerinde yaban domuzu, tilki, ender olarak çakal ve kurt sık ormanlarda çulluk, sülün ve yaban güvercini avı yapılmaktadır.
Çatalca: İstanbul’un en çok ava müsait ilçesidir. Kuzey batıda Yalıköy bölgesi karaca ve sülün üretim sahası olarak belirlenmiÅŸtir. Bunun haricinde Binkılıç ve civarında yaban domuzu, çulluk ve yaban güvercini, tavÅŸan ve tilki avı yapılmaktadır. Istranca DaÄŸlarının yüksek tepelerinde ve sık ormanlıklarda ender de olsa kurta rastlanır. Çulluk avı göç zamanlarında dinlenme periodlarında yapılabilir. Orman içine sıkışmış ve düzlükte bulunan açıklık alanlarda bıldırcın ve çil keklik avı yapılabilir (güney kısımlar). Ayrıca ülkemizde ender olarak rastlanan sürülerinden ayrılmış ve giderek orman içinde vahÅŸileÅŸmiÅŸ mandalar, köy muhtarlığının izni ile avlanabilir. Duru su ve terkoz gölleri, ördek ve yaban kazı avı için çok uygun bölgelerdir. Ayrıca çevrede bulunan küçük akarsu ve göllerde yukarıda deÄŸinilen ördek kaz ve su kuÅŸları avı yapılmaktadır. Güney bölgeleri ilçe sınırlan dahilinde bıldırcın, üveyik, çil, keklik, tavÅŸan ve tilki avlanması uygundur. Kuzey bölgelerinde ormanlık alanlarda yaban domuzu ve çulluk avı yapılır. Sinekli yöresi sülün koruma sahası olarak belirlenmiÅŸtir.
Beykoz: İlçe sınırlarının kuzeydoğu tarafinda çulluk, tavşan ve tilki avı ile ender olarak Dağ kekliği bulunur. Ömerli baraj gölü civarında kaz ve ördek avı yapılır. Sık ormanlık alanlarda yaban domuzu avı da yapılmaktadır.
Şile: Asya bölümünde şehrin en iyi av yapılabilen bölümüdür. Karadeniz kıyısındaki ormanlar yaban domuzu ve çulluk avı için uygun bölgelerdir. Göç zamanlarında çevre dere ve küçük göllerde (Rez ve Riva) yaban kazı ve yaban ördeği avı yapılmaktadır.
Yatçılık: İstanbul’da yatçılar için popüler bir baÅŸlangıç noktasıdır. Yatcılar Kuzey Denizi’nden baÅŸlayarak Avrupa içinden kanallar yoluyla Ren ve Tuna Nehirlerini kullanarak Karadeniz’e, İstanbul BoÄŸazı ve marinalarına açılabilirler. İki kıta arasında uzanan köprülerin altındaki İstanbul BoÄŸazı ve Adalar’ın güzel koylarında yatçıların tercih ettiÄŸi bir güzergahtır.
Bölgenin iki büyük marinası bulunmaktadır.
Golf İstanbul’da Turizm Bakanlığından iÅŸletme belgesi bulunan iki golf tesisi bulunmaktadır.
Kuş Gözlem Alanı
Büyük Çekmece Gölü ve Åžile Adaları KuÅŸ Alanları İstanbul’da bulunmaktadır.
Sanat, Kültür ve Eğlence
İstanbul uluslararası bir sanat ve kültür merkezidir. Uluslararası Sanat ve Kültür Festivali, dünyanın her tarafından gelen sanatçıların iÅŸtirakiyle, her yıl, Haziran ve Temmuz aylarında burada gerçekleÅŸmektedir. Gösterilerin çoÄŸu Atatürk Kültür Merkezi’nde yapılmaktadır. Klasik müzikten hoÅŸlananlar bu tür müziÄŸi Cemal ReÅŸit Rey Salonu’nda dinleyebilirler. Operalar, operetler, baleler, filmler, konserler, sergi ve konferanslar ÅŸehrin kültürel paletinde yer alırlar. İstanbul’un ışık gösterisi programı da çok zengindir. Türk ÅŸarkılarından meÅŸhur göbek dansına uzanan örneklerle, gece kulüpleri akÅŸam yemeÄŸi sırasında hoÅŸ eÄŸlence mekanlarıdır.
Modern diskolar, kabareler ve caz kulüpleri Taksim - Harbiye semtindedirler. Sultanahmet’teki restorasyon görmüş Bizans ve Osmanlı yapılarında yer alan lokantalar dışarıda bir akÅŸam geçirilecek hoÅŸ yerlerdir.
Kumkapı, birçok tavernası, barları ve balık restoranlarıyla çekici diÄŸer bir semttir. Yıllardan beri insanlar bir iki lokma atıştırmak ve özel deniz mahsullerinden tatmak için, BeyoÄŸlu’ndaki Çiçek Pasajı’nda buluÅŸmaktadırlar. Çiçek Pasajı’nın yanındaki dar Nevizade Sokağı rakı içmek ve Türk yemeklerinden tatmak için İstanbul’daki en iyi yerdir. BoÄŸaz’da Ortaköy, gece kulüpleri, caz kulüpleri, mükemmel deniz mahsulü sunan restoranları ve barlarıyla İstanbul gece hayatının en iyi yeridir. Eminönü’ndeki geleneksel Osmanlı kıyafetleri içindeki yine geleneksel Osmanlı kayıklarındaki balıkçıları görüp, sandallarından meÅŸhur kızartılmış balıklarından tatma fırsatı kaçırılmamalıdır.
Tiyatro Salonları
Sinema Salonları
Konser Salonları ve Gösteri Merkezleri
Kültür Merkezleri
Fuar ve Kongre Merkezleri
Alışveriş Merkezleri
Sanat Evi ve Galerileri
AFA Sanat Galerisi BeyoÄŸlu Tel:0 212 249 22 18
Akademililer Sanat Merkezi BeyoÄŸlu Tel:0 212 245 02 29
Akbank Bahariye Sanat Galerisi Kadıköy Tel:0 216 336 84 55
Akbank Bebek Sanat Galerisi Bebek Tel:0 212 263 48 35
Akbank Beylerbeyi Sanat Beylerbeyi Tel:0 212 321 11 02
Aksanat BeyoÄŸlu Tel:0 212 252 35 00
Alkent Actual Art Etiler Tel:0 212 257 46 84
Anka Art Sanat Galerisi Şaşkınbakkal Tel:0 212 385 76 35 Faks:0 212 422 21 96
Antik Palace Maçka Tel:0 212 236 24 60
Antik Sanat Galerisi Kadıköy Tel:0 216 330 13 54 Faks:0 216 348 74 33
Apel Sanat Galerisi BeyoÄŸlu Tel:0 212 292 72 36 Faks:0 212 263 62 33
Ares Sanat Evi Fenerbahçe Tel: 0 216 345 11 62
Ariyel Sanat Galerisi ÅžiÅŸli Tel:0 212 296 99 79 Faks:0 212 240 17 11
Art Hall Sanat Galerisi Kozyatağı Tel:0 216 456 04 58
Artemis Sanat Merkezi ÅžiÅŸli Tel:0 212 232 09 20
Artı Mezat Teşvikiye Tel:0 212 261 62 55 Faks:0 212 261 62 81
Artisan Sanat Galerisi Nişantaşı Tel:0 212 247 71 19
Artium Sanat Galerisi TeÅŸvikiye Tel:0 212 291 01 31 Faks:0 212 231 87 50
Artium Sungur Sanat Evi TeÅŸvikiye Tel:0 212 227 75 93 Faks:0 212 227 75 93
Artmosfer Sanat Galerisi Yeniköy Tel:0 212 223 13 14 Faks:0 212 223 18 15
Askeri Müze Hasan Rıza Salonu Harbiye Tel:0 212 233 27 20
Asmalımescit Sanat Galerisi Tünel Tel:0 212 249 69 79
Atatürk Kitaplığı Beyoğlu Tel:0 212 249 09 45
Atölye Örümcek Teşvikiye Tel:0 212 241 35 58
Avusturya Başkonsolosluğu Kültür Ofisi Yeniköy Tel:0 212 223 78 43 Faks:0 212 223 34 69
Axa Oyak Sanat Galerisi Karaköy Tel:0 212 292 58 00 Faks:0 212 249 91 24
Bahariye Sanat Galerisi Kadıköy Tel:0 216 414 55 06 Faks:0 216 349 04 85
Bakraç Sanat Galerisi Kozyatağı Tel:0 216 362 18 26 Faks:0 216 410 91 97
Baraka Galatasaray Tel:0 212 292 29 79 Faks:0 212 292 30 11
Barış Manço Kültür Merkezi Kadıköy Tel: 0 216 418 69 58
Bebek PG Art Galerisi Bebek Tel:0 212 2633390
Beksav Sanat Galerisi Kadıköy Tel:0 216 349 91 55 Faks:0 216 349 91 55
Benadam Sanat Galerisi Kadıköy Tel:0 216 346 97 14
BeyoÄŸlu Belediyesi Sanat Galerisi BeyoÄŸlu Tel:0 212 252 77 55 Faks:0 212 258 77 52
Beytem Sanat Galerisi ÅžiÅŸli Tel: 0 212 231 23 00
Bilgi Atölye 111 Taksim Tel: 0 212 292 86 97
Bilim Sanat Galerisi&Yurt ve Dünya Sanat Galerisi Moda Tel:0 216 349 26 10 Faks:0 212 414 02 06
Bir Kültür Sanat Merkezi Nişantaşı Tel:0 212 291 28 71 Faks:0 212 291 28 75
Bizim Atölye Tünel Tel:0 212 292 21 61
Bizimtepe Kuruçeşme Tel:0 212 257 88 34 Faks:0 212 257 32 70
BM Çağdaş Sanat Merkezi Nişantaşı Tel:0 212 231 10 23
Borusan Sanat Galerisi BeyoÄŸlu Tel:0 212 292 06 55 Faks:0 212 252 45 91
Cafe Algida Caddebostan Tel:0 216 385 20 61
Cervantes Tarlabaşı Tel:0 212 292 65 36 Faks: 0 212 292 65 37
Çamlıca Sanat Merkezi Acıbadem Tel:216 339 68 08 Faks: 326 01 31
Fırat Kültür Merkezi Çemberlitaş Tel:0212 517 46 97/98
HİT Kültür Merkezi Beyoğlu Tel:0 212 293 66 71
İş Sanat Kültür Merkezi Levent Tel:0 212 316 15 76
Kadıköy Gençlik Merkezi Kalamış Tel:0 216 349 77 68
Kadıköy Kültür ve Sanat Merkezi Caddebostan Tel:216 360 90 95
Kartal Hasan Ali Yücel Kültür Merkezi İstanbul Tel:216 353 37 78
Kartaltepe Kültür Merkezi Bakırköy Tel:0 212 543 73 28
Leman Kültür Merkezi Beyoğlu Tel:0 212 249 91 13
Ortaköy Kültür Merkezi Sanat Galerisi Ortaköy Tel:212 236 58 02
Profilo Kültür Merkezi Mecidiyeköy Tel:0 212 216 40 70
Schneidertempel Sanat Merkezi Galata Tel:0 212 249 0150
Yapı Kredi Kültür Merkezi İstanbul Tel:0 212 293 08 25
Zeytinburnu Atatürk Kültür Merkezi Zeytinburnu Tel:212 558 89 83
CBM Art Kadıköy Tel:0 216 455 36 17 Faks:0216 455 36 17
Cemal ReÅŸit Rey Konser Salonu Fuayeleri Harbiye Tel::0 212 248 53 92
Cep Sanat Galerisi Tünel Tel:0 212 245 19 96 Faks:0 212 245 20 57
Cey Güzel Sanatlar Zekeriyaköy Tel:0 212 202 64 00 Faks:0 212 202 61 00
Contemporray Art Marketing TeÅŸvikiye Tel:0 212 234 39 01 Faks: 0 212248 36 92
Cumalı Sanat Galerisi Nişantaşı Tel:0 212 248 31 65
Çatı Sanat Evi Nişantaşı Tel:0 212 247 74 17
Çekirdek Sanat Beyoğlu Tel:0 212 252 31 61
Darphane-i Amire Sultanahmet Tel:0 212 513 50 82 Faks:0 212 513 54 00
Dega Sanat Galerisi Suadiye Tel:0 216 463 42 87
dem-art Sanat Galerisi Arnavutköy Tel:0 212 287 78 67
Deniz Müzesi Sanat Galerisi Beşiktaş Tel:0 212 327 43 45
Destek Reasurans Maçka Tel:0 212 231 28 32
Enka Sanat Galerisi Balmumcu Tel:0 212 274 09 67
Eren Sanat Galerisi BeyoÄŸlu Tel:0 212 244 16 69
Erguvan Sanat Merkezi Kadıköy Tel:216 338 16 38
Estet Sanat Galerisi Nişantaşı Tel:0 212 225 46 77 Faks:0 212 247 26 42
Etibank Sanat Galerisi Tepebaşı Tel:0212 252 14 05
Evin Sanat Galerisi Bebek Tel:0 212 265 81 58 Faks:0 212 257 76 75
Exclusive Sanat Galerisi Suadiye Tel:0 216 363 75 94
Eylül Sanat Galerisi Nişantaşı Tel:0 212 231 68 46
Fatih Kıral Sanat Galerisi Bostancı Tel:0 216 361 03 07 Faks: 0 216 361 03 08
FotoÄŸrafevi Galatasaray Tel:0 212 251 05 66 Faks: 0 212 292 31 30
Galatea Sanat Galerisi Tünel Tel:0212 292 54 30 Faks: 0 212 292 54 33
Galeri 3K Nişantaşı Tel:0 212 233 42 77 Faks: 0 212 219 12 61
Galeri Apel Galatasaray Tel:0 212 292 72 36
Galeri Artist Yeşilçimen Tel:0 212 227 68 52 Faks:0 212 258 09 32
Galeri Artist Çukurcuma Çukurcuma Tel:0 212 251 91 63
Galeri B TeÅŸvikiye Tel:0 212 227 03 63
Galeri Baraz KurtuluÅŸ Tel:0 212 240 47 83 Faks:0 212 225 47 02
Galeri Baraz 2 Pangaltı Tel:0 212 240 47 83 Faks: 0 212 231 62 58
Galeri Binyıl Etiler Tel:0 212 280 94 41 Faks: 0 212 325 03 97
Galeri Bozatlı Arnavutköy Tel:0 212 265 45 56
Galeri Çamaş Göztepe Tel:0 212 385 00 15
Galeri Çerçeve Tünel Tel:0 212 251 26 51
Galeri D Kadıköy Tel:0 212 347 42 40
Galeri Dirimart Nişantaşı Tel:0 212 291 34 34
Galeri G Nişantaşı Tel:0 212 241 45 69 Faks: 0 212 241 28 43
Galeri İki Maymun Caddebostan Tel:0 212 350 26 24
Galeri MD ElmadaÄŸ Tel:0 212 232 59 59
Galeri Nefise Kadıköy Tel:0 212 337 06 31
Galeri Nev Maçka Tel:0 212 231 67 63
Galeri Oda TeÅŸvikiye Tel:0 212 259 22 08
Galeri Pago Kadıköy Tel:0 212 345 48 06
Galeri Remzi Taksim Tel:0 212 244 78 21
Galeri S.Z. TeÅŸvikiye Tel:0 212 230 17 45
Galeri Seher Moda Tel:0216 346 81 38 Faks: 0 216 346 82 34
Galeri Vinci TeÅŸvikiye Tel:0 212 248 39 86
Galerist İstanbul Tel:0 212 233 62 68
Galleria Palladium Salonu Ataköy Tel:0212 559 95 60 Faks: 0 212 560 05 38
Garanti Sanat Galerisi BeyoÄŸlu Tel:0 212 293 63 71
Gf Sanatevi Kadıköy Tel:0216 418 62 83 Faks: 0216 346 14 08
Girgin Piano ve Sanat Galerisi BeÅŸiktaÅŸ Tel:0212 227 86 40
Goethe Institut Galatasaray Tel:0212 249 20 09 Faks:0212 252 52 14
Gülmine Sanat Merkezi Bakırköy Tel:0212 571 60 16 Faks: 0212571 63 62
Güntay Sanat Evi Caddebostan Tel:212 386 88 98
Hakan Sanat Galerisi BeyoÄŸlu Tel:212 243 07 72
Harmony Sanat Galerisi Kuzguncuk Tel:0216 310 39 57
Haymatlos İstanbul Tel:0 212 292 43 63
Heykel Atölye / Galeri Ortaköy Tel:0212 258 81 41
Hobi Sanat Galerisi Nişantaşı Tel:0212 225 23 37
Horhor Sanat Galerisi Fatih Tel:0212 524 35 92
İlhami Atalay Sanat Galerisi Sultanahmet Tel:0212 520 10 83
İmaj Sanat Odası Gayrettepe Tel:0212 272 82 10
İMKB Sanat Galerisi İstinye Tel:0212 298 25 11
İstanbul Kültür Merkezi Lale Sanat Galerisi Beyoğlu Tel:0212 249 73 02
İstanbul Kül.Üniv. Halil Akıngüç Sergi Salonu Şirinevler Tel:0212 639 30 24
İstanbul Ticaret Odası Sanat Galerisi İstanbul Tel:0 212 455 60 00
İstasyon Sanat Evi Erenköy Tel:0216 385 41 31
İş Bankası Erenköy Sanat Galerisi Erenköy Tel:0216 356 01 68
İş Bankası Parmakkapı Beyoğlu Tel:0212 244 20 21
Kadife Chalet Bahariye Tel:0216 347 85 96
Kare Sanat Galerisi TeÅŸvikiye Tel:0212 240 44 48 Faks:0212 247 48 78
Karsu Tekstil Sanat Galerisi Esentepe Tel:0212 288 33 89 Faks: 0212 267 24 44
Karşı Sanat Çalışmaları Beyoğlu Tel:0 212 245 15 08 Faks: 0 212 245 37 00
Kasa Galeri Karaköy Tel:0212 292 49 39
KaÅŸ Galeri ÅžiÅŸli Tel:0212 247 11 85 Faks:0212 230 25 79
Kazım Taşkent Sanat Galerisi Galatasaray Tel:0212 245 20 41
Kızıltoprak Sanat Galerisi Kadıköy Tel:0216 418 38 06
Kibele Galerisi 4. Levent Tel:0212 316 15 80
Kile Sanat Galerisi Bebek Tel:0212 265 74 96
Lebriz Sanat Galerisi Nişantaşı Tel:0212 240 22 82
Leylek Cafe & Sanat Evi BeyoÄŸlu Tel:0212 244 25 29
Maltepe Sanat Galerisi Maltepe Tel:0216 441 91 98 Faks: 0216 441 95 40
Meb Sanat Galerisi Göztepe Tel:0216 385 47 78
Merhaba Sanat Galerisi Yeşilköy Tel:0212 574 28 21
Metin Sanat Galerisi Bebek Tel:0212 263 13 84
Milli Reasürans Sanat Galerisi Teşvikiye Tel:0212 230 19 76
Mim Sanat Merkezi Kadıköy Tel:0216 449 20 45
Mine Sanat Galerisi Bahariye Tel:0216 345 64 40 Faks:0216 346 78 10
Minyatür Sanat Galerisi Caddebostan Tel:0216 369 70 00
Modern Sanat Evi Kadıköy Tel:0216 349 94 81
Mudo Maçka Sanat Galerisi Nişantaşı Tel:0212 240 80 23
Mutlu Sanat Odası Erenköy Tel:0216 355 35 87
Muzaffer Akyol Atölyesi Tünel Tel:0212 245 03 25
Nadya Sanat Galerisi TeÅŸvikiye Tel:0212 231 90 87
Nelli Sanat Evi TeÅŸvikiye Tel: 0212 227 73 75
Neriman Oyman Atölye & Ev Asmalımescit Tel:0212 243 01 73
Nevzemin 14 Sanat Galerisi Kadıköy Tel:0216 330 88 02
Nil Sungur Sanat Galerisi TeÅŸvikiye Tel:0212 230 17 45
Nilgün Şensoy Sanat Galerisi Maçka Tel:0212 236 76 98
Nokta Sanat Galerisi TeÅŸvikiye Tel:0212 261 45 09
Nüans Sanat Merkezi Nişantaşı Tel:0212 234 40 4
Odakule Sanat Galerisi BeyoÄŸlu Tel:0212 249 87 19
Opera Sanat Galerisi Taksim Tel:0212 249 92 02
Oruç Çakmaklı Sanat Atölyesi Beyoğlu Tel:0212 292 59 91
Osmanbey Art ÅžiÅŸli Tel:0212 240 58 30
Osmanlı Bankası Güncel Sanat Merkezi İstanbul Tel:0 212 233 22 38
Otantik House Cihangir Tel:0212 252 79 04
Özden Sanat Galerisi Maçka Tel:0212 260 44 28
Özlem Sanat Galerisi Tünel Tel:212) 293 19 99
Pabetland Sanat Galerisi Maslak Tel:0212 293 19 99
PAM Sanat Galerisi Mecidiyeköy Tel:0212 216 44 00
Pamukbank FotoÄŸraf Galerisi TeÅŸvikiye Tel:0212 236 67 90
Passion Sanat Galerisi Ulus Tel:0212 268 12 69
Pera Sanat Evi BeyoÄŸlu Tel:0212 252 38 57
PG Art Bebek Tel:0212 263 33 90
Pırıltı Sanat Galerisi Fenerbahçe Fenerbahçe Tel:0216 330 72 39 Faks:0216 330 54 85
Pırıltı Sanat Galerisi Maçka Maçka Tel:0212 227 35 56
Pi Artworks Ortaköy Tel:0212 236 68 53
Platform Garanti Guncel Sanat Merkezi BeyoÄŸlu Tel:0212 293 23 61
Proje4L İstanbul Güncel Sanat Müzesi Levent Tel:0212 281 51 50 Faks:0 212 283 17 99
Ramko Sanat Galerisi TeÅŸvikiye Tel:0212 236 18 82
Ressamlar DerneÄŸi Sanat Galerisi Levent Tel:0212 279 27 10
Romans Sanat Galerisi Osmanbey Tel: 0212 233 07 95
Rönesans Sanat Galerisi Teşvikiye Tel:0212 232 96 64
Samancıoğlu Sanat Galerisi Maçka Tel:0212 258 74 46
Sandoz Sanat Galerisi BeÅŸiktaÅŸ Tel:0212 259 72 00
Seven Sanat Galerisi Moda Tel:0212 345 56 16
Sevimce Sanat Galerisi Kadıköy Tel:0212 338 53 28
Slideshow Galeri Kadıköy Tel:0212 369 28 07
Stüdyo Peinture Teşvikiye Tel:0212 232 23 19
Åžark Sigorta Sanat Galerisi Altunizade Tel:0212 310 12 50
Şeker Sigorta Sanat Galerisi Fındıklı Tel:0212 251 40 35
Taksim Sanat Galerisi Taksim Tel:0212 245 20 68
Tanak Sanat Galerisi Etiler Tel:0212 265 19 35
Tekel Sanat Galerisi Eminönü Tel:0212 533 19 00
Tem Sanat Galerisi Nişantaşı Tel:0212 247 08 99
TeÅŸvikiye Sanat Galerisi TeÅŸvikiye Tel:0212 241 04 58
The Marmara Istanbul Opera Sanat Galerisi BeyoÄŸlu Tel:0 212 251 46 96
Tolga Eti Sanat Galerisi Selamiçeşme Tel:0212 368 26 79
Tophane-i Amire Fındıklı Tel:0212 252 16 00
Toprak Seramik Sanat Galerisi Nişantaşı Tel:0212 231 49 00
Toprakbank Sanat Galerisi BeÅŸiktaÅŸ Tel:0212 326 35 80 Faks:0212 326 86 40
Turgay Sanat Galerisi Bebek Tel:0212 263 32 38
Türk Ticaret Bankası Gn.Md.Sanat Galerisi Gayrettepe Tel:0212 288 59 00
Türk ve İslam Eserleri Müzesi Sultanahmet Tel:0 212 518 18 05
Uran Sanat Galerisi Üsküdar Tel:0216 343 10 00
Urart Sanat Galerisi Nişantaşı Tel:0212 241 21 83
Ürün Sanat Galerisi Tünel Tel:0212 251 68 25
Ürün Sanat Galerisi Caddebostan Tel:0216 360 99 64
Vakıfbank Beyoğlu Sanat Galerisi Beyoğlu Tel:0212 292 50 13 Faks:0212 292 50 14
Vakko Sanat Galerisi BeyoÄŸlu Tel:0212 251 40 92
Yantra Sanat Galerisi BeyoÄŸlu Tel:0212 251 28 40
Yerebatan Sarnıcı Sanat Galerisi Sultanahmet Tel:0212 513 60 61
Zebra Sanat Galerisi TeÅŸvikiye Tel:0212 247 68 42
Zerrin Türen Sanat Galerisi Bostancı Tel:0212 410 34 90
Ziraat Bankası Tünel Sanat Galerisi Tünel Tel:0212 251 42 40
COÄžRAFYA
İstanbul, Avrupa ile Asya kıtaları arasında köprü görevi gören, bunların birbirine en çok yaklaÅŸtığı iki uç üzerinde kurulmuÅŸ bir ÅŸehirdir. Bu uçlar Avrupa kıtasında Çatalca, Asya kıtasında ise Kocaeli; güneyden Marmara ve Bursa, güneybatıdan TekirdaÄŸ ve kuzeybatıdan Kırklareli ile çevrilidir. Åžehrin adını aldığı ve Haliç ile Marmara arasında kalan yarımada üzerinde bulunan asıl İstanbul 253 km², bütünü ise 5712 km² ‘dir. Marmara denizindeki Adalar da İstanbul iline dahildir.
İstanbul çevresinin bitki örtüsü, Akdeniz iklimi bitkilerini andırır. Bölgede en çok görülen bitki türü makidir. Bu bitkiler uzun ve kurak bir yaz mevsimine kendini uydurmuÅŸtur. Fakat iklimin özelliÄŸi dolayısı ile tepeler çıplak deÄŸildir. Yer yer görülen ormanlık alanların en önemlisi kentin 20 km. kuzeyindeki Belgrad Ormanı’dır.
İstanbul ilinde büyük akarsu yoktur. En büyük akarsu, aynı zamanda Kocaeli Yarımadası’nın da en büyük suyu olan Riva çayıdır. 71 km. olan Riva Çayı, kaynaklarını Kocaeli ilinden alır ve güneydoÄŸu kuzeybatı yönünde akarak Riva köyü yakınlarında Karadeniz’e dökülür. BoÄŸaza dökülen suların en önemlileri Küçüksu ve Göksu dereleridir. Bunlardan baÅŸka Haliç ‘e dökülen Kağıthane ve Alibey Dereleri, Küçükçekmece Gölüne dökülen Sazlıdere, Büyükçekmece Gölüne dökülen Karasu Deresi, Terkos Gölüne dökülen Trança Deresi, İstanbul İlinin belli baÅŸlı akarsularıdır. İlde küçük fakat önemli üç göl vardır. Bunların üçü de Avrupa yakasındadır. Denizden ayrılmış olan Terkos Gölünün suyu tatlıdır. Kentin suyu buradan saÄŸlanır. Marmara Denizi kıyısında bulunan Küçükçekmece (11 km²) ve Büyükçekmece (16 km²) Göllerinin suları denizle temasları olduÄŸu için tuzludur.
Yaz ayları genellikle sıcak geçen, kış aylan bölgeyi etkisi altına alan sistemlere baÄŸlı olarak fazla soÄŸuk geçmeyen İstanbul, Akdeniz ikliminin özelliklerini taşıyor görünse de, Marmara Denizi ve İstanbul BoÄŸazı’nın etkisiyle farklı özellikler taşır. Kış aylarında Karadeniz’den gelen soÄŸuk-kuru hava kütlesi ile Balkanlardan gelen soÄŸuk-yağışlı hava kütlesinin özellikle Akdeniz’den gelen ılık ve yağışlı güneyli hava kütlelerinin etkisi altındadır. Bütün ilde Karadeniz’in soÄŸukça yağışlı (poyrazlı) havasıyla Akdeniz’in ılık (lodoslu) havası birbirini izler. İlde yaz-kış, gece-gündüz arasında büyük ısı farkları görülmez.
TARİHÇE
İstanbul, Osmanlı’nın 3. BaÅŸkenti…
Türkiye’nin Åžaheserlerinden Biri Olarak İstanbul
Her ne kadar tarihi ÅŸehirde daha erken buluntulara rastlanmamış ise de; kentin Haliç bölgesinde ve Asya kısmında yapılan kazılarda ele geçen buluntular bölgedeki ilk yerleÅŸimin MÖ 3 Bin yıllarına dayandığını göstermektedir. Byzantion olarak anılan kentin Akropolü bugünkü Topkapı Sarayının bulunduÄŸu alanda yer almaktaydı. Haliç, günümüzde de kullanılmakta olan sakin bir limana sahiptir. Buradan baÅŸlayan kuvvetli bir sur ÅŸehri çevreleyerek Marmara Denizi’ne ulaşırdı. Byzantion, bir liman ve ticaret ÅŸehri olarak Roma ImparatorluÄŸu döneminde de yaÅŸamını sürdürürken, M.S. 191 yılında baÅŸlayan ve iki yılı aÅŸan bir kuÅŸatmadan sonra Roma Imparatoru Septimus Severius tarafından fethedilerek yerle bir edilmiÅŸtir. Aynı Imparator tarafından sonradan baÅŸtan inÅŸa edilen ÅŸehir geniÅŸletilmiÅŸ ve yeniden donatılmıştır.
M.S. 4. yüzyılda Roma İmpatorluÄŸu çok geniÅŸlemiÅŸ, İstanbul stratejik konumundan dolayı İmparator Büyük Konstantin tarafından Romanın yerine yeni baÅŸkent olarak seçilmiÅŸtir. Kent 6 yılı aÅŸkın bir sürede yeniden düzenlenmiÅŸ, surlar geniÅŸletilmiÅŸ, bir çok tapınak, resmi binalar, saraylar, hamamlar ve hipodrom inÅŸa edilmiÅŸtir. 330 yılında yapılan büyük merasimlerle kentin Roma ImparatorluÄŸunun baÅŸkenti olduÄŸu resmen açıklanmıştır. Yakın çağın baÅŸladığı dönemde Ikinci Roma ve Yeni Roma adları ile anılan kent, daha sonra “Byzantion” ve geç devirlerde Konstantinopolis olarak adlandırılmıştır. Halk arasında ise kentin adı tarih boyunca “Polis” olarak anıla gelmiÅŸtir.
Büyük Konstantin’den sonraki imparatorların ÅŸehri güzelleÅŸtirme çabalarının devam ettiÄŸi görülür. Kentteki ilk kiliseler de Konstantin’den sonra inÅŸa edilmiÅŸtir. Batı Roma ImparatorluÄŸunun 5. yüzyılda çökmesi nedeniyle İstanbul uzun seneler DoÄŸu Roma İmparatorluÄŸunun (Bizans) baÅŸkenti olmuÅŸtur. Bizans döneminde yeniden inÅŸa edilen kent surlarla tekrar geniÅŸletilmiÅŸtir. Günümüzdeki 6492 m. uzunluÄŸundaki ihtiÅŸamlı ÅŸehir surları İmparator Il. Theodosius tarafından yaptırılmıştır. 6. yüzyılda nüfusu yarım milyonu aÅŸan kentte, İmparator Justinyen idaresinde bir altın çaÄŸ daha yaÅŸanmıştır. Günümüze gelen meÅŸhur Ayasofya, bu İmparatorun eseridir. Bizans İmparatorluÄŸu ve baÅŸkent İstanbul’un sonraki tarihi, saray ve kilise entrikaları, İran ve Arap saldırıları ve sık deÄŸiÅŸen imparator sülalelerinin kanlı kavgaları ile doludur.
726-842 yılları arasında kara bir devir olan Latin egemenliÄŸi, 4. Haçlı seferinin 1204 yılında ÅŸehri istilası ile baÅŸlamış, tüm kilise ve manastırlar ile abidelere kadar ÅŸehir yıllar boyu talan edilmiÅŸtir. 1261′de idaresi tekrar Bizanslıların eline geçen kent eski zenginliÄŸine tekrar kavuÅŸamamıştir. Kent, 53 günlük bir kuÅŸatma sonrası 1453′te Türklerin eline geçmiÅŸtir.
Fatih Sultan Mehmet’in savaÅŸ tarihinde ilk defa kullanılan iri boyutlardaki topları Istanbul surlarının aşılmasının bir sebebidir. Osmanlı ImparatorluÄŸunun baÅŸkenti buraya taşınmış, ülkenin çeÅŸitli yerlerinden getirilen göçmenlerle ÅŸehir nüfusu arttırılmış, boÅŸ ve harap olan ÅŸehrin imar çalışmalarına baÅŸlanmıştır. Åžehrin eski halkına din hürriyeti ve sosyal haklar tanıyarak, yaÅŸamlarını sürdürmeleri saÄŸlanmıştır. Fatihin tanıdığı haklardan dolayı Hıristiyan Ortodoks Kilisesinin başı olan Patrikhane günümüze kadar yerinde kalmıştır. Fetihten yüzyıl sonra da Türk Sanatı ÅŸehre damgasını vurmuÅŸ, kubbeler ve minareler ÅŸehir siluetine hakim olmuÅŸtur.16. yüzyıldan itibaren de Osmanlı Sultanlarının Halife olmalarından ötürü Istanbul tüm Islam dünyasının da merkezi olmuÅŸtur.
Sultanların idaresinde ÅŸehir tamamen imar edilmiÅŸ, büyüleyici bir atmosfere bürünmüştür. Bu devirdeki İstanbul tarihinin renkli sayfalarında, geniÅŸ bölgeleri tahrip eden, sık sık çıkan yangınlar vardır. Eski akropolde kurulu Sultan Sarayı BoÄŸaziçi’nin ve Haliç’in eÅŸsiz manzarasına hakimdir. 19. yüzyıldan itibaren Batı dünyası ile sıklaÅŸan temaslar sonrası, camiler ve saraylar, Avrupa mimarisi tarzında, BoÄŸaziçi kıyılarına inÅŸa edilmeye baÅŸlanmıştır. Kısa sürede inÅŸa edilen bir çok saray çöküş devrinin de sembolleridir. İstanbul, bir diÄŸer dünya imparatorluÄŸunun sona ermesine I. Dünya Savaşının bitiÅŸine ÅŸahit olmuÅŸtur.
İmparatorluk bölünmüş, iç ve diÅŸ düşmanlar kendi payları için mücadele ederken, Türk ordusunun asil bir komutanı da Türk ulusu için mücadeleye giriÅŸmiÅŸtir. Mustafa Kemal ismindeki bu milli kahraman, 4 yılı aÅŸan KurtuluÅŸ Savaşından sonra Türkiye Cumhuriyetini 1923 yılında kurmuÅŸtur. BaÅŸkentin Ankara’ya taşınması Istanbul’un önemini deÄŸiÅŸtirmemiÅŸtir. Bu eÅŸsiz ÅŸehir büyüleyici görünümü ile yaÅŸamını devam ettirmektedir.
NE YENİR?
İstanbul mutfağı, Dünyanın önde gelen mutfaklarındandır. İmparatorluk başkenti olan kente ülkenin her yanından gelen malzemeler, ustalar, tarzlar, ve lezzetler Osmanlı Türk mutfağının ortaya çıkmasına neden olmuştur. İmparatorluk mutfağının devamı olan ve yeni tatlara açık olan Osmanlı mutfağı her gün zenginleşmektedir.
İstanbul mutfağında, kuzu, koyun veya dana etine ilave edilen çeşitli sebzeler esas yemeklerdir. Pilav, börek çeşitleri, bulgur, kuru fasulye, zengin zeytinyağlı sebzeler yan öğünler olarak servis yapılır. Köfte ve şiş kebabı, döner kebap veya acılı, yoğurtlu, patlıcanlı diğer kebap çeşitlerinin makbulleri özel kebapçılarda bulunur. Hamur tartları, baklava, kadayıf ve benzerlerinin hakiki lezzetlisi, bu işi bazen birkaç nesildir devam ettiren küçük dükkanlardan temin edilir.
İstanbul’da da çeÅŸitli milletlerin lokantaları mevcuttur. Fast-food, hızlı atıştırma servisi veren çok sayıda mekan mevcuttur. Ancak lezzetli yöresel yemekler tipik lokantalarda tadılır. Rakı ve ayran, en meÅŸhur iki Türk milli içkisidir. Her ikisi de süt rengindedir: Alkollü olanı rakı; su katınca beyazlaÅŸan sert bir içkidir. DiÄŸeri ise sulandırılmış yoÄŸurttan imal edilen serinletici; ayrandır. Rakı aperatif olarak kuru yemiÅŸ veya kavun ve beyaz peynir ile, yemek süresinde çeÅŸitli meze çeÅŸitleri ile alınabilir, baÅŸka içkiler ile birlikte içilmez. Åžarabın ve biranın ana yurdu Anadolu topraklarıdır.
MeÅŸhur Türk Kahvesi, küçük fincanlarda sade veya ÅŸekerli misafirlere her firsatta ikram edilir. “Bir fincan kahvenin 40 yil hatırı vardır” sözü kahvenin Türkler tarafından bilinen kıvamı ile kullanılmaya baÅŸlandığı 16. yüzyıldan beri söylenmektedir.
İstanbul’dan Yemek Tarifleri
Bakla fava
Malzemeler :
250 gr. iç bakla
1 adet küçük boy havuç
2 diş sarımsak
1 adet küçük soğan
1 kahve fincanı zeytinyağı
1/2 demet dereotu
1 adet limon
Hazırlanışı: baklalar iyice yıkanır ve tencereye alınır. Doğranmış havuç, sarımsak ve soğan ilave edilir. Karışımı 2 parmak geçecek kadar su ilave edilir ve kaynatılır. Kaynamaya başladıktan sonra üzerinde biriken köpükler bir kevgir yardımı ile alınır. Zeytinyağı ilave edilerek kaynatmaya devam edilir. Çırpma teli ile püre haline gelene kadar sık sık karıştırılır. doğranmış dereotu eklenir. Suyunu çektikten sonra püre haline gelen karışım yayvan bir tepsiye dökülür ve soğumaya bırakılır. Kare veya baklava dilimi şeklinde kesilir, üzerine limon suyu ve zeytinyağı dökülerek servis edilir.
Lakerda
Malzemeler:
1 kg. torik veya palamut
Tuz
Hazırlanışı: Balıklar temizlenir ve buzlu suda 24 saat bekletilir. Sudan çıkarılan balıklar iyice temizlendikten sonra tekrar buzlu ve tuzlu suda bekletilir. Her gün yeniden temizlenir ve bu işlem 4 gün boyunca tekrarlanır. En sonunda balıklar sudan çıkarılır ve iyice kurulanır. Cam veya teneke kaplara üzerine bol tuz dökülerek yerleştirilir. Yeneceği zaman ince dilimler halinde kesilerek servis edilir.
Beyinli Beykoz kebabı
Malzemeler:
500 gr. parça et
4 adet kuzu beyni
2 yemek kaşığı margarin
2 adet soÄŸan
1 adet havuç
1 adet patates
tuz karabiber
Hazırlanışı: Beyinler sirkeli suda haşlanır ve kuşbaşı şeklinde doğranır. Soğan yemeklik doğranır. Yağda etle birlikte kavrulur. Üzerine 2 su bardağı su ekleyip 30 dakika kadar pişirilir. Bu arada üzerinde biriken köpükler alınır. Havuç ve patatesler doğranır. Kaynamakta olan etin üzerine tuz ve karabiber ile birlikte ilave edilir. Sebzeler yumuşadıktan sonra doğranmış beyinler, etlerin üzerine serpiştirilir ve birkaç dakika daha pişirilir. Sıcak olarak servis edilir.
NE ALINIR?
İstanbul’a sadece alışveriÅŸ amacıyla da gidilebilir. Bu iÅŸe baÅŸlamak için en iyi yer ÅŸehrin eski kısmındaki Kapalı Çarşı’dır. Labirent tarzı sokaklarda ve geçitlerde 4000′i aÅŸkın dükkan bulunmaktadır. Kuyumcular Sokağı, Halıcılar Sokağı, Takkeciler Sokağı gibi isimler burada, önceleri, kendilerine özgü bölümlerde faaliyet gösteren farklı ticaret kollarını akla getirmektedir. Burası, hala, ÅŸehrin ticaret merkezi, her zevk ve keseye uygun bir ÅŸeyin bulunduÄŸu orijinal bir alışveriÅŸ yeridir.
Türk el sanatları, dünyaca bilinen halılar, el boyaması parlak renkli seramikler, bakır ve pirinçten aynalar, lületaşından pipolar çok hoÅŸ birer hatıra parça ve hediyeliklerdir. İyi aydınlatılmış vitrinlerdeki altından mücevherler geçenin gözünü kamaÅŸtırır. En iyi kalitedeki deri ve süet eÅŸyaların fiyatları oldukça makuldür. Çarşının ortasındaki Eski Bedesten’de nadir antika parçalar bulunur. Onlarca yıldan kalma kıymetli bir parça bulabilmeyi ummak burada gezip dolaÅŸmaya deÄŸer doÄŸrusu.
Eminönü’ndeki Yeni Cami’nin yanıbaşındaki Mısır Çarşısı veya Baharat Pazarı kiÅŸiyi mistik doÄŸunun hayal alemine götürür. Tarçın, kimyon, safran, nane, kekik ve sayılabilecek diÄŸer birçok ot ve baharatın baÅŸtan çıkarıcı kokusu havaya yayılır. Åžehrin eski bölgesindeki Sultanahmet de ayrı bir alışveriÅŸ ziyaretgahı haline gelmiÅŸtir. 18′inci yüzyıl Mehmet Efendi Medresesi’ndeki İstanbul Sanatları Çarşısı ve yakınındaki, Sinan tarafından yapılan 16′ıncı yüzyıl CaferaÄŸa Medresesi’nde zanaatkarları çalışırken görmek ve yaptıklarından satın almak mümkündür. Sultanahmet Camii Arasta’sının kemeraltı iyi bir seyir ve uygun bir alışveriÅŸ imkanı yaratır.
Taksim - NiÅŸantaşı - ÅžiÅŸli semtlerindeki seçkin dükkanlar pazar yerlerindeki kargaÅŸanın tam tersini yansıtır. İstiklal, Cumhuriyet ve Rumeli Caddelerinde, Türkiye’nin yüksek kaliteli tekstillerinden üretilen şık modelleri satan dükkanlar zevkle ve rahatça gezilir. Nefis mücevherler, zarif modelli çanta ve ayakkabılar da bulunmaktadır. Ataköy’deki Ataköy Galeria’sı ve Etiler’deki Akmerkez İstanbul’daki en şık maÄŸazaların ÅŸubelerini barındırmaktadır. Asya tarafındaki Bahariye ve BaÄŸdat Caddelerinde ve Capitol Çarşı Merkezinde benzer mallar sunulmaktadır.
İstanbul’un bit pazarlarında hem yeni hem de eski, ÅŸaşırtıcı parçalar bulunabilir. Beyazıt’daki Sahaflar Çarşısı ve Çınaraltı’nda gezerken her gün yeni bir ÅŸeyle karşılaşılır. Pazar günleri, Sahaflar ve Kapalı Çarşı arasındaki iÅŸporta pazarında mallar el arabalarında ya da yaygılar üzerinde satışa sunulmaktadır. Horhor Çarşısı her yaÅŸ ve kalitede mobilya satan dükkanlarla doludur. Topkapı semtinde, Cihangir - Çukurcuma Sokağı ve Üsküdar - Büyük Hamam Sokağı ile Kadıköy - Çarşı Durağı civarında yer alan ve Eminönü ve Tahtakale arasındaki bit pazarları her gün açıktır. Bir Pazar günü BoÄŸaz’ın yukarısına doÄŸru arabayla gidildiÄŸinde Büyükdere ve Sarıyer arasındaki bir diÄŸer canlı pazar yeri de durup gezilmelidir.
LİNKLER
İstanbul Valiliği http://www.istanbul.gov.tr/
İstanbul Büyükşehir Belediyesi http://www.ibb.gov.tr/
Milli Eğitim Müdürlüğü http://www.istanbul-meb.gov.tr/
İstanbul Teknik Üniversitesi http://www.itu.edu.tr/
İstanbul Kültür Üniversitesi http://www.iku.edu.tr/
İstanbul Üniversitesi http://www.istanbul.edu.tr/
Maltepe Üniversitesi http://www.maltepe.edu.tr/
Marmara Üniversitesi http://www.marun.edu.tr/
Mimar Sinan Üniversitesi http://www.msu.edu.tr/
Boğaziçi Üniversitesi http://www.boun.edu.tr/
Koç Üniversitesi http://www.ku.edu.tr/
Bilgi Üniversitesi http://www.ibun.edu.tr/
Sabancı Üniversitesi http://www.sabanciuniv.edu.tr/
Yıldız Üniversitesi http://www.yildiz.edu.tr
Bağcılar Belediyesi http://www.bagcilar-bld.gov.tr
Bahçeşehir Belediyesi http://www.bahcesehir-bld.gov.tr
Bakırköy Belediyesi http://www.bakirkoy-bld.gov.tr
BayrampaÅŸa Belediyesi http://www.bayrampasa-bld.gov.tr
Beykoz Belediyesi http://www.beykoz-bld.gov.tr
BeyoÄŸlu Belediyesi http://www.beyoglu-bld.gov.tr
Büyükçekmece Belediyesi http://www.bcekmece-bld.gov.tr
Çavuşbaşı Belediyesi http://www.cavusbasi-bld.gov.tr
Esenler Belediyesi http://www.esenler-bld.gov.tr
Esenyurt Belediyesi http://www.esenyurt-bld.gov.tr
GaziosmanpaÅŸa Belediyesi http://www.istanbulgop-bld.gov.tr
Kadıköy Belediyesi http://www.kadikoy-bld.gov.tr
Kartal Belediyesi http://www.kartal-bld.gov.tr
Ümraniye Belediyesi http://www.umraniye-bld.gov.tr
Uskudar Belediyesi http://www.uskudar-bld.gov.tr
Zeytinburnu Belediyesi http://www.zeytinburnu-bld.gov.tr
YAPMADAN DÖNME
İstanbul’un dini mimari ÅŸaheserlerinden Süleymaniye Camiini ve Sultanahmet Camiini görmeden,
Ayasofya ve Kariye Müzesi ni ziyaret etmeden,
Topkapı Sarayı, Dolmabahçe Sarayı ve Rumeli Hisarını gezmeden,
BoÄŸaz’da ve adalarda vapur gezisi yapmadan,
Galata Kulesinden ve Pierre Loti’de İstanbul manzarası seyretmeden,
Sanat ve kültür etkinliklerini izlemeden,
Eğlence hayatını merak edip, görmeden,
Ortaköy pazarına uğramadan,
Büyükadada fayton turu yapmadan,
Boğazda, Kumkapıda, çiçek pasajında balık, kanlıcada yoğurt, Beyoğlunda profiterol yemeden,
Kapalıçarşı’da halı, mücevherat, deri giyim eÅŸyaları, Mısır Çarşısında lokum, baklava, pastırma, ÅŸekerleme almadan
Beyoğlunda ve tüm mega alışveriş merkezlerinde alışveriş yapmadan,
…Dönmeyin.
Yorum Yapınız
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.




Son yorumlar