Kas 10

atak6-derss-net

O’NUN İZİNDEN GİDECEĞİZ

Vereceğimiz kararları, yaşadığımız devrin şartları içinde düşünmeliyiz: 1950 yılında Seçim Kanunu hazırlanırken nisbi temsil sistemine iltifat edilmemesi belki bir hata olmuştur. Atatürk devrimlerinin amaç bildiği Batı medeniyeti çerçevesinde insan haklarına dayanan çok partili bir sisteme geçerken, Meclis’te çoğunluğu ele geçirebilecek tavizci bir zümrenin keyfi hareketlerini frenlemek lüzumunu önceden fark edemedik. Daha doğrusu iktidarı kaybettiği takdirde Cumhuriyet Halk Partisi’nin böylesine bir azınlığa düşeceğini hesaplayamadık. Uzun yıllar Halk Partisi’nde çalışan, devrim prensiplerine bağlılıklarını her fırsatta tekrarlayan DP kurucularının da bir gün o prensipleri tekmeleyeceklerini, hukuk devleti şartlarını kendi elleriyle yıkacaklarını havsalamız almadı. 1950 seçimleri nisbi temsil usulüne göre yapılsaydı, o Meclis’te yer alan muhalefet grubu sayıca daha kuvvetli olacak ve demokratik kontrol mekanizmasının daha tesirli bir şekilde işlemesini sağlayabilecekti. Aynı zamanda, gerilik akımları da böylece frenlenmiş olacaktı.

Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , ,

Kas 08

kuslarin-suzulme-teknikleri-2-derss-netkuslarin-suzulme-teknikleri-derss-net

KUŞLARIN SÜZÜLME TEKNİKLERİ

Uçmak çok enerji gerektiren bir iştir. Kuşlar ise küçük canlılardır ve vücutlarında depoladıkları enerji kısıtlıdır. Kuşlar ihtiyaç duydukları enerjinin büyük bölümünü özel uçuş teknikleri kullanarak elde ederler. Havada kanat çırpmadan süzülme kuşların en çok kullandıkları tekniklerden biridir. Örneğin akbabalar, uygun bir yükseklikte süzülerek uçabilmek için, ısı dalgalarına dayalı özel bir yöntem kullanırlar. Bir ısı dalgasından diğerine süzülerek gün boyunca çok geniş bir alan üzerinde uçabilirler.


Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , ,

Kas 06

din-dersi

İSLÂMDA
KADINLA ERKEĞİN
MÜSÂVLİK CİHETLERİ

Bütün insanlar, yaradılış ve zahiri görünüş itibariyle güzel sûrette ve müşterek vasıflara sahip olarak yaratılmışlardır. Fakat Ahsenitakvirri üzere yaratılan insan, ancak yaradana inanıp ve emirlerine boyun eğmekle faziletli ve üstün varlıkdır.

Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , ,

Kas 04

gokyuzu-mavi-kaldi-derss-net

SABAHATTİN EYUBOĞLU İLE YAŞAR KEMAL
BU KİTABA NEDEN VE NASIL ÇALIŞTILAR


İmeceden hoşlanırdı Sabahattin Eyuboğlu. Başka türlü çalışmaya aklı ermez, gönlü yatmazdı. Dostları, öğrencileri ile çok gezdiği, binlerce fotoğrafla saptadığı, yıllarca derslerine konu ettiği Anadolu sanatı üstüne Eyuboğlu’nun bir kitap yazması beklenirdi. Kim olsa bunu yapardı, kaldı ki içerden ve dışardan birçok yayıncılar bunu istemişlerdir kendisinden. Yapmadı, neden yapmadı? Bence bir tek yanıtı var : tek başına çalışmaktan hoşlanmazdı da ondan, öyle ki, telif kitap yazmaktan çok çeviri yapmaya özen göstermesi, çeviride yalnız olmadığı, bir başka insanla, yazarla durmadan hesaplaşmak, ölçüşmek, söyleşmek zorunda kalışındandır. İkili ya da çok kişili ilişki kurmaya bayılırdı, yaratıcılığı da başkalarında ürün verme hevesi uyandırıp aynı coşku içinde hep birlikte kaynaşarak ortaya bir şey çıkarmak diye anlardı. Anadolu Sanatı kitabını yazmadı tek başına, masa başında oturarak, ama birçok filmler çevirdi o konuda. Neden, çünkü filmin hazırlanması da, oluştuktan sonra görülüp algılanması da bir imeceyi, hep birlikte bir alma verme cümbüşünü gerektiriyordu. Ancak o hava içinde mutluluk duyardı Sabahattin Eyuboğlu, gözlerinde küçücük ışınlar parlar söner, gülümseyen yüzü dört köşe yayılır, büyük işler yürütürdü sessizce. Yaşamın içinde bir yaratmaydı bu, insanca alışverişi öz kaynağına ulaştıran. Böylesi yaratıcılığı anlayan anlar, anlayamayacak olan da fırıldak döndürüyor der geçerdi.

Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , ,